Sinop hapishanesi... Anlatacak çok şey var ama bende güç yok... Çok etkilendiğim bir mekan...
skip to main |
skip to sidebar
Bu bölümün şarkısı da Melankoli . Yazar: Sabahattin Ali , Seslendirenler: Candan Erçetin, Nüket Duru
https://www.youtube.com/watch?v=JKxt1PG2fZA
Hamsilos koyu ve tabiat parkı çok güzel. Ancak mangalcılar nedeniyle çöp içinde. Biz bu koya çok yakın bir yerde konakladık. Dolayısıyla sabahleyin 2- 2,5 km yürüyüş yaparak buraya vardık. Yol üzerinde hemen her kareyi çektim. :-)
Tabiat parkında mesire yerleri var, cumartesi günü olduğu için kalabalıktı ama rahatsız etmiyordu. Buraya gelmeden bir yerde nefis Sinop mantısı yedik. O yüzden hem akşam yürüdük hem sabah. Fotoğraf makinem yanımda olmadığı zamanlarda cep telefonu ile çektim.:-) Koyun kenarında yürüyüş yolu var. Yolun sonuna kadar yürüdük. Ama yol boyunca suyu ancak çalılar arsından gördük. Yolun sonunda da suyu göremedik. Belki oradan karşı kıyıya çıksaydık görürmüydük acaba? aklımda bu soru kalıcak. Giderseniz deneyin bakalım.
Ne yazık ki bu güzel alana nükleer santral yapılması planlanıyor. :-( Sözün bittiği yerdir.
Aşağıda koyla ilgili internetten aldığım bilgi var:
"Hamsilos Koyu, Türkiye’ nin en kuzey noktasında yer alır. Buzul Aşındırması sonucu oluşmuş ve Dünya’ da kendiliğinden oluşan tek koy özelliğini taşımaktadır. Koyun deniz ile birleştiği kısım oldukça geniştir iç kısımlara ilerledikçe daralır ve ormanlaşır. Fil kafasını andıran bir görüntüsü olan bu koy geçmişimizde savaş gemilerinin gizlendiği ve günümüzde ise balıkçıların fırtınalı havalarda korundukları yer olarak kullanılmaya devam etmektedir.
Hamsilos koyunun en uç noktasına kadar ulaşım imkanı sunulmuştur fakat yolların bozuk oluşu araç ile ilerlemeye izin vermemektedir. Bu yüzden gittiğinizde bir doğa yürüyüşü sizleri beklediğini belirtebilirim."
Önce bu bölüm için şarkıyı ekleyeyim. Yine Sabahattin Ali'nin bir eseri, Zülfü Livaneli'nin sesinden ...
https://www.youtube.com/watch?v=kCl9PJ1p9XQ
Sarıkum çok güzel. Özellikle kuşlar, göl, ve denize açılan alan ... Tabiat parkının etrafında oturma alanları ve kuş gözlem evleri var. Plaja açılan alan ise çok hoş. Özellikle de plaj upuzun. Kumun çölde dalgalanması gibi dalgalı, İrlandanın coğrafi yapısı gibi bir hava uyandırdı bende kum teperleri , yeşil alanı ve inekleri.
Bu arada ineklerin çoğu sarı. Hemen hemen her yerde sarıkız vardı. karşı kıyıda çok ahbapları olsa gerek...:-)
Aşağıdaki bilgiyi http://bolge10.ormansu.gov.tr/10bolge/AnaSayfa/Korunan_Alanlarimiz/Tabiatikorumaalanlari/SarikumTKA.aspx?sflang=tr
adresinden aldım.
Sarıkum Tabiatı Koruma Alanı deniz, kıyı, kumul, göl, sulak alan ve orman ekosistemleri gibi pek çok ekosistemi bir arada bulundurması ve bu ekosistemlerdeki zengin biyolojik çeşitlilik ve kaynak değerlerinden dolayı Tabiatı Koruma Alanı olarak tefrik edilmiştir.
Tabiatı Koruma alanına ismini veren Sarıkum gölü eski bir körfez ve bu körfeze akan derelerin önünün uzun yıllar boyunca karayel rüzgarlarının hareketlendirdiği kıyı kumullarıyla kapanması sonucu oluşmuş bir lagün gölüdür. Gölün halen 25-30 m’lik bir boğazla denize bağlantısı vardır. Ancak bu bağlantı yıl içinde kıyı kumullarının hareketine bağlı olarak zaman zaman kapanmaktadır.
Sinop yarımadasının genellikle bitki örtüsünce zengin yeşil görünümü içersinde Sarıkum çevresi bir tezat teşkil etmektedir. Burası edafik şartların hazırladığı kum topografyasının geliştiği bir alan görünümü kazanmıştır. Özellikle diğerlerine oranla çok daha yağışlı bir bölgede olmasına karşın, bu kadar yaygın ve belirgin bir kum topografyasının oluşu Sarıkum Gölünün morfolojik yapısını özellikli kılar ve araştırma ve inceleme çalışmaları için oldukça cazip bir alan haline getirir.
Bölgede yer alan Sarıkum köyü rüzgarın etkisi ile hareketlenen kumlardan etkilendiğinden 1975 yılında bölgede özellikle çam ve akasya türleri kullanılarak kumul ağaçlandırması çalışmalarına başlanmıştır.
Ancak alandaki kumul ekosistemlerinin çoğu, özellikle çam türleri (Pinus spp.) ve akasya (Robinia pseudoacada) kullanılarak yapılan ağaçlandırmadan olumsuz etkilenmiştir. Bunun sonucunda kumul bitkilerinden bir kısmı alanda kaybolmuş ya da kaybolmaya yüz tutmuştur. Sinop Yarımadası ve Sarıkum’ daki kumul florası, pek çok ülke ile karşılaştırıldığında nadir ve bitki coğrafyası açısından önemli türler içermesi nedeniyle son derece ilginçtir.
Pages
Thursday, May 11, 2017
Sunday, May 7, 2017
Hamsilos Koyu ve Tabiat Parkı
Bu bölümün şarkısı da Melankoli . Yazar: Sabahattin Ali , Seslendirenler: Candan Erçetin, Nüket Duru
https://www.youtube.com/watch?v=JKxt1PG2fZA
Hamsilos koyu ve tabiat parkı çok güzel. Ancak mangalcılar nedeniyle çöp içinde. Biz bu koya çok yakın bir yerde konakladık. Dolayısıyla sabahleyin 2- 2,5 km yürüyüş yaparak buraya vardık. Yol üzerinde hemen her kareyi çektim. :-)
Tabiat parkında mesire yerleri var, cumartesi günü olduğu için kalabalıktı ama rahatsız etmiyordu. Buraya gelmeden bir yerde nefis Sinop mantısı yedik. O yüzden hem akşam yürüdük hem sabah. Fotoğraf makinem yanımda olmadığı zamanlarda cep telefonu ile çektim.:-) Koyun kenarında yürüyüş yolu var. Yolun sonuna kadar yürüdük. Ama yol boyunca suyu ancak çalılar arsından gördük. Yolun sonunda da suyu göremedik. Belki oradan karşı kıyıya çıksaydık görürmüydük acaba? aklımda bu soru kalıcak. Giderseniz deneyin bakalım.
Ne yazık ki bu güzel alana nükleer santral yapılması planlanıyor. :-( Sözün bittiği yerdir.
Aşağıda koyla ilgili internetten aldığım bilgi var:
"Hamsilos Koyu, Türkiye’ nin en kuzey noktasında yer alır. Buzul Aşındırması sonucu oluşmuş ve Dünya’ da kendiliğinden oluşan tek koy özelliğini taşımaktadır. Koyun deniz ile birleştiği kısım oldukça geniştir iç kısımlara ilerledikçe daralır ve ormanlaşır. Fil kafasını andıran bir görüntüsü olan bu koy geçmişimizde savaş gemilerinin gizlendiği ve günümüzde ise balıkçıların fırtınalı havalarda korundukları yer olarak kullanılmaya devam etmektedir.
Friday, May 5, 2017
Sarıkum
Önce bu bölüm için şarkıyı ekleyeyim. Yine Sabahattin Ali'nin bir eseri, Zülfü Livaneli'nin sesinden ...
https://www.youtube.com/watch?v=kCl9PJ1p9XQ
Sarıkum çok güzel. Özellikle kuşlar, göl, ve denize açılan alan ... Tabiat parkının etrafında oturma alanları ve kuş gözlem evleri var. Plaja açılan alan ise çok hoş. Özellikle de plaj upuzun. Kumun çölde dalgalanması gibi dalgalı, İrlandanın coğrafi yapısı gibi bir hava uyandırdı bende kum teperleri , yeşil alanı ve inekleri.
Bu arada ineklerin çoğu sarı. Hemen hemen her yerde sarıkız vardı. karşı kıyıda çok ahbapları olsa gerek...:-)
Aşağıdaki bilgiyi http://bolge10.ormansu.gov.tr/10bolge/AnaSayfa/Korunan_Alanlarimiz/Tabiatikorumaalanlari/SarikumTKA.aspx?sflang=tr
adresinden aldım.
Sarıkum Tabiatı Koruma Alanı deniz, kıyı, kumul, göl, sulak alan ve orman ekosistemleri gibi pek çok ekosistemi bir arada bulundurması ve bu ekosistemlerdeki zengin biyolojik çeşitlilik ve kaynak değerlerinden dolayı Tabiatı Koruma Alanı olarak tefrik edilmiştir.
Tabiatı Koruma alanına ismini veren Sarıkum gölü eski bir körfez ve bu körfeze akan derelerin önünün uzun yıllar boyunca karayel rüzgarlarının hareketlendirdiği kıyı kumullarıyla kapanması sonucu oluşmuş bir lagün gölüdür. Gölün halen 25-30 m’lik bir boğazla denize bağlantısı vardır. Ancak bu bağlantı yıl içinde kıyı kumullarının hareketine bağlı olarak zaman zaman kapanmaktadır.
Sinop yarımadasının genellikle bitki örtüsünce zengin yeşil görünümü içersinde Sarıkum çevresi bir tezat teşkil etmektedir. Burası edafik şartların hazırladığı kum topografyasının geliştiği bir alan görünümü kazanmıştır. Özellikle diğerlerine oranla çok daha yağışlı bir bölgede olmasına karşın, bu kadar yaygın ve belirgin bir kum topografyasının oluşu Sarıkum Gölünün morfolojik yapısını özellikli kılar ve araştırma ve inceleme çalışmaları için oldukça cazip bir alan haline getirir.
Bölgede yer alan Sarıkum köyü rüzgarın etkisi ile hareketlenen kumlardan etkilendiğinden 1975 yılında bölgede özellikle çam ve akasya türleri kullanılarak kumul ağaçlandırması çalışmalarına başlanmıştır.
Ancak alandaki kumul ekosistemlerinin çoğu, özellikle çam türleri (Pinus spp.) ve akasya (Robinia pseudoacada) kullanılarak yapılan ağaçlandırmadan olumsuz etkilenmiştir. Bunun sonucunda kumul bitkilerinden bir kısmı alanda kaybolmuş ya da kaybolmaya yüz tutmuştur. Sinop Yarımadası ve Sarıkum’ daki kumul florası, pek çok ülke ile karşılaştırıldığında nadir ve bitki coğrafyası açısından önemli türler içermesi nedeniyle son derece ilginçtir.
Wednesday, May 3, 2017
Ayancık - İnaltı Mağrası
Bugünde Ayancık , İnaltı mağralarının bulunduğu yerdeyiz. Hemen Sabahattin Alinin bir diğer eseri olan Benim Meskenim Dağlardır size eşlik ede dursun, bende yazımı yazayım...
https://www.youtube.com/watch?v=82rwvateT2s
Bir önceki yazımda Ayancık dan Akgölü tarif etmiştim ama aslında İstanbuldan , Sinopa doğru giderken de kahverengi tabalelardan buraya ulaşabiliyorsunuz Yaklaşık 40 km . Yol inanılmaz dar ama bir o kadar da inanılmaz güzel. Gördüğüm en güzel yeşil tonları bu yoldaydı. Yaylalara bayıldım. Yayla evlerinin güzelliğine insanların tatlılığına... Şelalelere, sulara, derelere gözüm doydu, gönlüm kaldı.
Sanıyorum benim meskenimde dağlar.
https://www.youtube.com/watch?v=82rwvateT2s
Bir önceki yazımda Ayancık dan Akgölü tarif etmiştim ama aslında İstanbuldan , Sinopa doğru giderken de kahverengi tabalelardan buraya ulaşabiliyorsunuz Yaklaşık 40 km . Yol inanılmaz dar ama bir o kadar da inanılmaz güzel. Gördüğüm en güzel yeşil tonları bu yoldaydı. Yaylalara bayıldım. Yayla evlerinin güzelliğine insanların tatlılığına... Şelalelere, sulara, derelere gözüm doydu, gönlüm kaldı.
Sanıyorum benim meskenimde dağlar.
İnaltı
Köyü sınırları içerisinde yer alan denizden 1070 metre
yükseklikte oan mağaranın çok yakınına kadar araba ile gidebiliyorsunuz sonrasında da merdivenler aracılığıyla mağaranın ağzına
ulaşılabiliyorsunuz. Tabiki güzel bir tırmanış oluyor. Laylay lom şeklinde şu ağaç güzel, bu çiçek güzel derken nasıl tırmandığınızı anlamıyorsunuz. Mağara ağzında geniş bir sahanlık bulunuyor.
İnaltı Mağarasının ortalama uzunluğu 658 metre. 300 metrelik bölümü aydınlatılmış ve turizme
açılmış. Giriş salonunun boyu 125 m,
tavan yüksekliği 15 m, genişliği 10-12 m arasında değişen düzgün bir
galeriye açılıyor. Mağranın en geniş ve kuru alanı burası, buradan sonra daralıyor. Niye bu genişlikleri verdim karanlık ve darlık korkusu olanlar en azından bu kadarına çok rahatlıkla girebilirler.
Ne yalan söyleyeim biz mağra yerine doğayı seyretmeyi tercih ettik. :-)
Tuesday, May 2, 2017
Akgöl- Sinop
Sonunda yeni bir makine aldım. Henüz alışma safhasındayım. Çok iyi kullanamıyorum. Zamanla alışacağız birbirimize ...:-)
Sinop gezisi çok güzeldi. Şansımıza hava nefisti ve bizede bol bol gezmek kaldı. Akgöl Sinop’un Ayancık ilçesinin sınırlarında bulunuyor. Ayancık yolunun 30’uncu kilometresinden Akgöl sapağından giriliyor ve yaklaşık 5 kilometrelik bir yolculuk sonrasında Akgöl’e ulaşılıyor.
Akgöl deniz seviyesinden 1200 metre yükseklikte bulunuyor ve heryanı ormanla çevrili. Bu bölge de çoğunlukla köknar, meşe, gürgen, kayın, dişbudak, karaağaç ve kavak bulunuyor. Ağaç denizi olarak nitelendirilen Çangal Ormanları, Ayancık, Türkeli ve Boyabat yörelerini kaplıyormuş. Gerçektende Orman Denizi... İnanılmaz güzellikte yemyeşil bir yol. Hatta göle gidergen ceylan gördük ama o zıp zıplayarak bizden kaçtı. Akgöl, yemişli deresi'nin ağzının kapatılması ile set gölü olarak oluşmuş. Yukarıda olması sebebiyle tıpkı Sülüklügöl gibi kışın donuyormuş. Footoğraflarını gördüm o zamanda güzel.
Yinede köknar ağaçlarıyla çevrili olması yerdeki yabani mol sümbüller, şarıl şarıl akan su ve henüz piknikçilerin akın etmediği bir mevsim olması nedeniyle Mayıs en güzel ayı olmalı diyorum.
Burada mesire yerleri var tabi ki!!!
Aklınızda bulunsun giderseniz biraz uzun zaman ayırın, gölün etrafında yürümek zamanınızı alıyor. Yürüyün çünkü sapsarı papatyalar, çuhaya benzeyen sarı çiçekler, mor çiçekler, diğer bütün çiçekler ayaklarınızın hemen yanı başında size eşlik ediyor olacak. :-)
Şanslıydık hiç piknikçi yoktu... Çılgın gibi çaldıkları müzikte yoktu. Dolayısıyla bizde istediğimiz şarkıyı mırıldanarak keyifli uzun bir yürüyüş yapdık.
Bu gezide Sabahattin Ali'yi anıyor olacağım ve onun eserlerinden yapılmış şarkılarda bu yazıları okurken size eşlik etsin...
https://www.youtube.com/watch?v=TB2zfHMxV74
ÇOCUKLAR GİBİ
bende hiç tükenmez bir hayat vardı
kırlara yayılan ilkbahar gibi
kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
göğsümün içinde ateş var gibi
başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim
bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
sevişen yaramaz çocuklar gibi
hissedince sana vurulduğumu
anladım ne kadar yorulduğumu
sakinleştiğimi durulduğumu
denize dökülen bir pınar gibi
başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim
bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
sevişen yaramaz çocuklar gibi
sözün şiirlerin mükemmelidir
senden başkasını seven delidir
yüzün çiçeklerin en güzelidir
gözlerin bilinmez bir diyar gibi
başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim
bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
sevişen yaramaz çocuklar gibi
Sinop gezisi çok güzeldi. Şansımıza hava nefisti ve bizede bol bol gezmek kaldı. Akgöl Sinop’un Ayancık ilçesinin sınırlarında bulunuyor. Ayancık yolunun 30’uncu kilometresinden Akgöl sapağından giriliyor ve yaklaşık 5 kilometrelik bir yolculuk sonrasında Akgöl’e ulaşılıyor.
Akgöl deniz seviyesinden 1200 metre yükseklikte bulunuyor ve heryanı ormanla çevrili. Bu bölge de çoğunlukla köknar, meşe, gürgen, kayın, dişbudak, karaağaç ve kavak bulunuyor. Ağaç denizi olarak nitelendirilen Çangal Ormanları, Ayancık, Türkeli ve Boyabat yörelerini kaplıyormuş. Gerçektende Orman Denizi... İnanılmaz güzellikte yemyeşil bir yol. Hatta göle gidergen ceylan gördük ama o zıp zıplayarak bizden kaçtı. Akgöl, yemişli deresi'nin ağzının kapatılması ile set gölü olarak oluşmuş. Yukarıda olması sebebiyle tıpkı Sülüklügöl gibi kışın donuyormuş. Footoğraflarını gördüm o zamanda güzel.
Yinede köknar ağaçlarıyla çevrili olması yerdeki yabani mol sümbüller, şarıl şarıl akan su ve henüz piknikçilerin akın etmediği bir mevsim olması nedeniyle Mayıs en güzel ayı olmalı diyorum.
Burada mesire yerleri var tabi ki!!!
Aklınızda bulunsun giderseniz biraz uzun zaman ayırın, gölün etrafında yürümek zamanınızı alıyor. Yürüyün çünkü sapsarı papatyalar, çuhaya benzeyen sarı çiçekler, mor çiçekler, diğer bütün çiçekler ayaklarınızın hemen yanı başında size eşlik ediyor olacak. :-)
Şanslıydık hiç piknikçi yoktu... Çılgın gibi çaldıkları müzikte yoktu. Dolayısıyla bizde istediğimiz şarkıyı mırıldanarak keyifli uzun bir yürüyüş yapdık.
Bu gezide Sabahattin Ali'yi anıyor olacağım ve onun eserlerinden yapılmış şarkılarda bu yazıları okurken size eşlik etsin...
https://www.youtube.com/watch?v=TB2zfHMxV74
ÇOCUKLAR GİBİ
bende hiç tükenmez bir hayat vardı
kırlara yayılan ilkbahar gibi
kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
göğsümün içinde ateş var gibi
başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim
bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
sevişen yaramaz çocuklar gibi
hissedince sana vurulduğumu
anladım ne kadar yorulduğumu
sakinleştiğimi durulduğumu
denize dökülen bir pınar gibi
başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim
bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
sevişen yaramaz çocuklar gibi
sözün şiirlerin mükemmelidir
senden başkasını seven delidir
yüzün çiçeklerin en güzelidir
gözlerin bilinmez bir diyar gibi
başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim
bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
sevişen yaramaz çocuklar gibi
Saturday, April 15, 2017
Kazdağları
Kazdağları.. Herzaman ki gibi süperdi.. çok renkliydi. Renkler okadar güzeldi ki anlatmam imkansız. Fotoğraf makinesi olmayınca bende video çektim. Suların beraklığı, havanın güzelliği hiç bir yerde yoktu. Cumartesi günü dağ tepe 22,5 km yürüdük. Pazar günüde bir 6 km dağ tepe çok iyi geldi. Ahhh havada sıcak olacaktı o zaman o pırıl pırıl sularda yüzücektim ki....
About
.
Search This Blog
About Me
Translate
Popular Posts
-
Bu blog tam 3 yaşında...:-) Kahve içerken aldığım keyif bir başkadır benim için...Blogumdaki yazılarında öyle olmasını arzu ediyorum... ...
-
Gezinin 4.günündeyiz. Gezeceğimiz 3 gölden ilki. Orta gölü diğer göller kadar ünlü değil. Araştırırken Orta San Giulio'yu buldum. Burası...
-
Bozcaadanın tüm koyları çok güzeldi. En güzel yanıda Mayıs ayında denize girmekti. İlk dalışta su buz gibi şok etkisi yapsada sonradan alı...
-
Cumartesi gününü kısaca özetlemek istiyorum, yoksa çok pasif olduğumu düşünerek kendimi yiyip bitireceğim. Annem ve Behzar ablayla beraber E...
-
Turu kendim düzenlediğim için son derece güzel ve sorunsuz geçti. Otellerimiz şehrin merkezindeydi ve ekstra konforluydu!!! Bu benim Amsterd...
-
Çok kısa olan yolculuğumuza çok sey sığdırmak zorunda kaldım. 1.Budva 2.Kotor 3.Stone 4.Orebic 5.Korçula 6.Split 7.Dubrovnik Bayram tatilin...
-
I found my love in Portofino perché nei sogni credo ancor lo strano gioco del destino a Portofino m' ha preso il cuor. Gezimize Portofin...
-
Her sabahh balkona çıkıp petunyalarımın büyümesini izliyorum ve bu sabah bu manzara ile karşılaştım...Nasıl ama hemde iki tane birden...:-)...
-
Büyükada'ya Sevgili Berceste ile beraber gittik...Bu son 4 ayda belkide 5.nci gidişim ama her defasında ayrı bir güzellik görüyorum...Ta...
Yasal Uyarı
Fotoğrafların korunması konusu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m.84′de düzenlenmiştir. "Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.
Fotoğrafların telif hakkı acupofcaffeine aittir. İzinsiz kullanımı durumunda her türlü yasal yola başvurulacaktır.
Blog Archive
geziyorum
Labels
- adalar (34)
- adana (1)
- akyaka (1)
- alaçatı (7)
- almanya (2)
- Amsterdam-Belçika (3)
- ankara (3)
- antakya (1)
- Antalya (10)
- assos (1)
- avusturya (9)
- ayvalık (4)
- baden baden (1)
- bafa gölü (2)
- batum (2)
- bodrum (1)
- bolu (2)
- bozcaada (3)
- bulgaristan (1)
- bursa (12)
- çatalca (7)
- çeşme (2)
- chios (4)
- Çıralı (5)
- colmar (1)
- cumalıkızık (1)
- cunda (5)
- dalyan (1)
- datça (7)
- doğu karadeniz (4)
- efes (1)
- eqisheim (1)
- fethiye (4)
- foça (3)
- Fransa (21)
- geziyorum (486)
- göcek (2)
- Gökçeada (6)
- gölyazı (2)
- greece (4)
- hiç. (1)
- iğneada (4)
- ispanya (11)
- ist (1)
- İstanbul (152)
- İstek-hikaye (2)
- italya (22)
- izmir (2)
- iznik (4)
- kapadokya (12)
- karadeniz (6)
- karagöl (1)
- kıbrıs (6)
- ku (1)
- kutlama (1)
- lavanta (1)
- likya yolu (5)
- linklerim (2)
- manyas (1)
- manyas kus cenneti (4)
- marmaris (1)
- okuyalım öğrenelim (27)
- ondan bundan birazda benden (351)
- pamukkale (1)
- polonezköy (3)
- Prag (3)
- romanya (1)
- safranbolu (3)
- sanatsal etkinliklerim (51)
- sapanca (1)
- Semtler (58)
- side (4)
- sinop (6)
- şirince (1)
- sofya (1)
- taraklı (2)
- tasarım (3)
- türkiye (181)
- uçmakdere (1)
- Ukrayna (9)
- urla (1)
- yalova (1)
- yaşam (14)
- yeme içme (1)
- yemeklerim (13)
- yunanistan (10)
sevdiklerim
mutfaktan nefis kokular geliyor
Yeni Eklenenler
Search this blog
Followers
Powered by Blogger.
Copyright (c) 2010 A CUP OF CAFFEINE. Design by WPThemes Expert
Blogger Templates, Grocery Coupons and Daily Fantasy Sports.
































