Monday, August 18, 2008

Koç Müzesi

İstanbulda kavruluyoruz... Hafta sonu kendimizi nereye atacacğımızı şaşırdık...!!!

Cumartesi günü Koç Müzesine gittik. Şimdiye kadar vakit ayırıp gitmediğim için kendime çok kızdım...
Müzenin içerisini keyifle dolaştıktan sonra isterseniz Haliçin kıyısından altın boynuz (golden horn!) manzarasını seyredebilir, sevimli, huzurlu güzel kafesinde(Halat)oturup serin birşeyler yudumlayabilirsiniz.. Bizde Limonlu tart ve cappucino'muzu latin jazz müziği eşliğinde afiyetle midemize indirdik.

Bu arada dilerseniz trenle Sütlüceye kadar gidebilirsiniz. Müzeyi ziyaret edenlere bu tur ücretsiz.
Ayrıca dilerseniz Esra ile (tekne) haliç turu yapabilirsiniz. Birzamanlar Fransız donanmasında flika olan bu tekne şimdilerde gezi teknesine dönüştülmüş. Çok keyifli. 6 kişi alıyor. Ne yazık ki en son kalkış saati 16:45. Bu eğlenceli gezinin ücreti 9 Ytl.
Önemli not: Kendi otoparkı var. Dolayısyla park sorunu yok...:-)

Şimdiden iyi eğlencecler dilerim... Bu arada binaların tarihi herzaman ilgimi çektiği için onlarla ilgili bilgileride ekledim.













Rahmi M. Koç Müzesi, eski İstanbul'un merkezinde Haliç Kıyılarında, iki tarihi binaya sahiptir. Endüstriyel arkeolojinin örneği olan bu binalar belki de içerisinde sergilenen endüstriyel objelere ev sahibi olabilecek en uygun mekanlardır.

Lengerhane Binası

Sultan III. Ahmet (1703-1730) zamanında 12. yüzyıldan kalma bir Bizans binasının temelleri üzerine kurulmuş olan bu eski Osmanlı Lengerhanesi, şu anda ikinci sınıf tarihi eser kapsamındadır ('Lenger' 'çıpa ve zincir', 'hane' ise 'ev' anlamındadır). Bina Sultan III. Selim (1789-1807) zamanında Maliye Bakanlığı'nın kontrolüne verilmeden önce restore edilmiş ve Cumhuriyet'in kurulmasından sonra ise binaya Cibali Tütün Fabrikası sahip olmuştur. Lengerhane binasının çatısı 1984 yılında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüş ve bina 1991 yılında Rahmi M. Koç Müzesi ve Kültür Vakfı tarafından satın alındığı tarihe kadar terk edilmişti..

Hasköy Tersanesi

Bu tarihi tersane 1861 yılında Osmanlı Deniz Hatları Şirketi (Şirket-i Hayriye) tarafından kendi gemilerinin bakım ve onarımını yapmak üzere yapılmıştı. Tersane orijinal olarak 2 atölyeden oluşturulmuş, ihtiyaç doğdukça ve imkanlar müsait olduğunda büyütülmüştür. 45 metre uzunluğundaki ve buhar gücüyle çalışan kızak 1884 yılında inşaa edilmiş ve bu kızağa 1910 yılında elektrik gücüyle çalışan ikinci bir kızak ilave edilmiştir. Kamuoyunca çok sevilen, 1938 yılında hizmete giren ve yarım yüzyıldır hizmet veren Kacatas ve Sarıyer gibi ilk yapılan bazı feribotlar bu tersanede imal edilmiştir. Tersane, 1984 yılında Ulaştırma Bakanlığının kontrolüne geçmeden önce, değişik kamu kuruluşlarının kontrolü altında bulunmuştur. Nihayet 1996 yılında Rahmi M. Koç Müzesi ve Kültür Vakfı tarafından satın alınmıştır.

Müze bilgileri müzenin kendi sitesinden alınmıştır.

Kaynak:http://www.rmk-museum.org.tr/turkce/about/history.html

2 comments:

Berceste said...

Ben 4-5 sene önce gitmiştim ve Science Museum'un küçümeni diye düşünmüştüm. İngiliz dadı elinde büyüyen Rahmi Koç'tan da bu beklenirdi ama iyi ki yapmış dedim. İstanbul'un en renkli ve keyifli müzesi olsa gerek. Denizaltıyı gezemedim ama ona yanarım!

A cup of Caffein said...

@Berceste,
Yıllardır bende bugün gideceğim yarın gideceğim diye erteledim durdum... neyse esra teknesi vesile oldu...:-))) bide havalar tabiki... müzeyi çok beğendim... neyse en kısa zamanda bir iki kez daha gider kendimi kendime af ettiririm...:-)))
birdaha istanbula geldiğinde denizaltıyı gezmeye gideriz...
sevgilerimle...
arzu

About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html