Önce bu bölüm için şarkıyı ekleyeyim. Yine Sabahattin Ali'nin bir eseri, Zülfü Livaneli'nin sesinden ...
https://www.youtube.com/watch?v=kCl9PJ1p9XQ
Sarıkum çok güzel. Özellikle kuşlar, göl, ve denize açılan alan ... Tabiat parkının etrafında oturma alanları ve kuş gözlem evleri var. Plaja açılan alan ise çok hoş. Özellikle de plaj upuzun. Kumun çölde dalgalanması gibi dalgalı, İrlandanın coğrafi yapısı gibi bir hava uyandırdı bende kum teperleri , yeşil alanı ve inekleri.
Bu arada ineklerin çoğu sarı. Hemen hemen her yerde sarıkız vardı. karşı kıyıda çok ahbapları olsa gerek...:-)
Aşağıdaki bilgiyi
http://bolge10.ormansu.gov.tr/10bolge/AnaSayfa/Korunan_Alanlarimiz/Tabiatikorumaalanlari/SarikumTKA.aspx?sflang=tr
adresinden aldım.
Sarıkum Tabiatı Koruma Alanı deniz, kıyı, kumul, göl, sulak alan ve
orman ekosistemleri gibi pek çok ekosistemi bir arada bulundurması ve bu
ekosistemlerdeki zengin biyolojik çeşitlilik ve kaynak değerlerinden
dolayı Tabiatı Koruma Alanı olarak tefrik edilmiştir.
Tabiatı Koruma alanına ismini veren Sarıkum gölü eski bir körfez ve bu
körfeze akan derelerin önünün uzun yıllar boyunca karayel rüzgarlarının
hareketlendirdiği kıyı kumullarıyla kapanması sonucu oluşmuş bir lagün
gölüdür. Gölün halen 25-30 m’lik bir boğazla denize bağlantısı vardır.
Ancak bu bağlantı yıl içinde kıyı kumullarının hareketine bağlı olarak
zaman zaman kapanmaktadır.
Sinop yarımadasının genellikle bitki örtüsünce zengin yeşil görünümü
içersinde Sarıkum çevresi bir tezat teşkil etmektedir. Burası edafik
şartların hazırladığı kum topografyasının geliştiği bir alan görünümü
kazanmıştır. Özellikle diğerlerine oranla çok daha yağışlı bir bölgede
olmasına karşın, bu kadar yaygın ve belirgin bir kum topografyasının
oluşu Sarıkum Gölünün morfolojik yapısını özellikli kılar ve araştırma
ve inceleme çalışmaları için oldukça cazip bir alan haline getirir.
Bölgede yer alan Sarıkum köyü rüzgarın etkisi ile hareketlenen kumlardan
etkilendiğinden 1975 yılında bölgede özellikle çam ve akasya türleri
kullanılarak kumul ağaçlandırması çalışmalarına başlanmıştır.
Ancak alandaki kumul ekosistemlerinin çoğu, özellikle çam türleri (Pinus
spp.) ve akasya (Robinia pseudoacada) kullanılarak yapılan
ağaçlandırmadan olumsuz etkilenmiştir. Bunun sonucunda kumul
bitkilerinden bir kısmı alanda kaybolmuş ya da kaybolmaya yüz tutmuştur.
Sinop Yarımadası ve Sarıkum’ daki kumul florası, pek çok ülke ile
karşılaştırıldığında nadir ve bitki coğrafyası açısından önemli türler
içermesi nedeniyle son derece ilginçtir.