Sunday, July 20, 2008

Datça










The Carians settled in south western part of Anatolia, between the Menderes River and Köycegiz Lake and named this area as Caria. The Datça Peninsula was also located within these borders, and today it's in the Aegean region of Turkey.

Around 1000 BC Dorians invaded the southern part of Caria and established the Dorian Hexapolis with the cities Cnidus (Datça), Halicarnassos (Bodrum), Cos, Kamiros, Lindos and Ialissos (the last three were in Rhodes). Cnidus was also the centre of this City Union. It had quite an effective political and economic structure considering the period.

During the Persian invasion in Anatolia, Cnidus fell under Persian attack (546 BC). In difence, the Cnidians tried to separate themselves physically from the mainland by digging a channel through neck of the peninsula (today Balikasiran). Unfortunately the rocks were very sharp and hard. Many Cnidians were injured as a result and an envoy was sent to question the oracle at Delphi. According to the oracle, Zeus did not approve of their work and the Cnidians abandoned their project. The Persians entered the Peninsula without any resistance and were greeted peacefully by the Cnidians.

In the later Periods, Cnidus was dominated by in turn Athenian Empire, Spartans, Alexander the Great, Roman Empire and Byzantium.

In year 1220 the Menteshe Tribe (a Turkish tribe) conquered Datça. In 1390 Sultan Yildirim Beyazit attacked the Menteshe Principality. The Peninsula passed to Ottoman rule. During the reign of Sultan Resad (18th century), the name of the Peninsula changed to "Resadiye".

After the Turkish Republic (1923) was founded the Peninsula regained its old name of "Datça". Today Datça is a district of the province Mugla.

Some of the important sights to visit in Datça are:

The mosque in Hizirsah village was inherited from the Seljuks period. It has been restored and is well worth seeing. Eski Datça (Old Datça, 4 km) with beautiful old stone houses, holiday and permanent residences of many Europeans and Turks, is showing typical architecture of the area. Regular bus services are available. Cnidus was famous for its naked statue of Aphrodite. Kizlan and its windmills, which have become a symbol for Datça, is worth visiting. There are the remains of some ceramic manufactures between Old Datça and Hizirsah village thought to have been worked during the 4th century BC.

Palamutbükü-Datça-Marmaris-Rodos-Symi-Kos-Bodrum









Eveeeetttt... Tatilden döndük... Çok yorucu ama bir o kadar da keyifli bir tatil oldu. 600'e yakın fotoğraf çekmişim.Tabiki hepsini burada yayınlamam mümkün değil... Yazılar da biraz zaman alacak... Yoğun bir iş haftası beni bekliyor... Fırsat bulunca yazmaya çalışırım... Palamutbükü çok hoş bir yer...Ne yazık ki orasıda kşf edilmiş. Bir iki ünlü giderse orasıda yakında Bodrum gibi olur... Daha şimdiden heer yere parselenmiş durumda. Yazıköyde köylülüler evlerini satmış aşağıya palamutbüküne inmişler ama yakında oralarıda ellerinden alınca nererye giderler kimbilir... Neyazık...
Biz burada hep bir yerde güneşlenir ve yemek yeriz. Ahmet bize servis yapan dünya iyisi bir insandı. Neyazık ki bu sene bir motosiklet kazasında yaşamını yitirmiş. Çok üzüldüm. Onun yerini bu sene İnal ve Mehmetali aldı. İnan edebiyat fakültesi mezunu. Öğrertmen olacak. Mehmeetali liseye gidiyor. Bu köyün insanları inanılmaz derecede iyiler. Giiderseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ama dışardaan gelen insanlar için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Bu gezide çok insan tanıdım. Mehmet, İstanbul Ünv. Hukuk Fakültesinde okuyor. Yazlarıda servis elemanı olarak çalışıyor. Birşey fark ettim. Kiminle konuşsam herkes beni kendi memleketlisi olarak görüyor. Büyük bir mutluluk tabiiki bu benim için...:-) Yazacak ve yayınlayacak okadar çok şey var ki...
Önce fotoğraflar diyorum...

Sunday, July 6, 2008

Kapalıyız...!!!

Bu blog 21 Temmuz'a kadar tatil yapacaktır. O güne kadar herkese iyi tatiller ve iyi eğlenceler...

I am on holiday for the next two weeks.

uğur böceği

UÇ UÇ BÖCEĞİM ANNEM SANA TERELİK PABUÇ ALACAK...!!! :-)
Bu sabah yağmurdan sonra balkondaki çiçklerin üzerinde buldum onu... Bana ve sizlere uğur getirsin...
 
Posted by Picasa

Epilachninae alt familyası hariç, diğerlerinin hepsi yararlı böceklerdir. Larvaları ve erginleri yaprakbitlerini ve koşnilleri büyük sayıda yediklerinden biyolojik mücadelede kullanılır. Birkaç türü larva iken yaprakbiti, ergin iken öncelikle mantar yerler.

İyi uçarlar, rahatsız edildiklerinde yere düşerler ve çok defa bacaklarını vücuda toplayarak ölü taklidi yaparlar. Kışı birçoğu bir arada ergin olarak geçirirler. İlkbaharda yumurtalarını yaprakların altına ya da kabukların yarıklarına bırakırlar. Larvaları yumuşak derili, çok defa renkli desenli, çok hareketlidir. Genellikle dört defa deri değiştirirler. Gelişme süreleri 30-60 gündür. Senede iki döl verirler. Yumurtalar çoğunluk yaprakbiti kolonilerinin civarına bırakılır. Larvalarda negatif ve pozitif geotaksi çok iyi gelişmiştir.

Kaynak:Vikipedi

Thursday, July 3, 2008

Sapanca- Güzel Bir Pazar Günü

Bütün gün yemek yiyerek, oturduğumuz yerden olmuş fındıkları toplayarak ve meyve ağaçlarının arasından gölü seyrederek eğlenceli ve güzel bir gün geçirdik... Tatile az kaldı... Sabırsızlanıyorum...:-))
 
 
 
 
Posted by Picasa

Domateslerim

Balkon da organik tarım yaptığımı daha önce açıklamıştım sanıyorum...:-)) Evet mahsulümü toparlamaya başladım...İsterseniz sizlerede biir demet nane gönderebiliirim...:-))
 
 
Posted by Picasa

Ayçiçek Tarlası- Büyükçekmece