Showing posts with label Çıralı. Show all posts
Showing posts with label Çıralı. Show all posts

Saturday, September 12, 2009

Çıralı-tekne gezisi-tatilden son kareler

tekne gezisi yazıları daha sonra...







Wednesday, September 9, 2009

Odile-Hotel-Çıralı









Bu yıl çıralıya ikinci defa gittik. Aslında farklı bir çok alternatif geliştirdik ama söz konusu deniz olunca ve Türkiye de tatil yapmak isteyince bu kesinlikle birkez daha Çıralı olsun dedik. Hoş datça-palamutbükü eşit ağırlıktaydı ama araba ile yolculuk yapmacağımız için birdahaki sefere dedik.

Çıralı da biz çoğunlukla Odile hotelde kalmayı tercih ediyoruz. Bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz.

Arcadia hotelde
de bir kez kalmıştık ama çok önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor çünkü sadece 6 odası olduğu için sürekli dolu.

Bu arada ramazan ayını çok seviyorum. 3 km. kumsalda en yoğun saatte bile toplasan 30 kişi vardı. Özellikle sabahın erken saatlerinde 7-10 arası bulunduğumuz alanda sadece 3 kişiydik. :-)

Çiçek fotoğrafını havuzun içinden çektim. Rüzgarla savrulan çiçekler mavi havuz suyunun üzerinde muhteşem görünüyordu.

İkinci fotoğrafta otelin bahçesinden tahtalı dağının görüntüsü var.

Bu arada Mayıs ayında nar çiçeklerini çekmiştim. Bu gittiğimizde narlar olmuştu.
Fotoğrafların tamamı odile otele ve sahiline ait.


Çıralı- Bölüm-1 (Eylül tatili)

Not. 5. fotoğrafta Çıralı koyunun zirveden görünüşü var.

9 günlük tatilimizden döndük. Bu tatilde, tahtalı dağına teleferik gezisi ve tekne turu dışında pek fazla bir aktivitede bulunmadık. Zaten planımız da buydu. Uzun zamandır ilk defa gittiğim bir yerde 9 tam gün kalıyorum. J Genelde 9 günde 3-4 farklı yere gitmiş olamam gerekirdi. Bu tatilin günlük bilançosunu şöyle çıkarabilirim:

6-7 saat yüzme

2-3 saat güneşlenme-dinlenme

3 saat kitap okuma (öğle molası)

2 saat akşam yemeği

6-7 saat uyku

Bunun dışında yürüdüğümüz en uzun mesafe kaldığımız odanın 20 m ilersindeki kumsal (denize girmek için) ve 300m ilersindeki Azurdu (akşam yemeği için). Dolayısıyla günlük klasik olarak yaptığımız 6km (min) yürüyüşlerimize bu tatilde yer vermedik. Hal böyle olunca çok fazla fotoğraf çekmedim.


Tahtalı teleferiği 2365 m yükseklikte, tahtalı dağının zirvesine çıkıyor. İsviçre kökenli Garaventa Grubu tarafından yapılmış. 80 kişilik kapasitesi bulunan kırmızı renkli kabinlerle, çam ormanlarının üzerinden 10 dakikalık bir gezi yaptıktan sonra zirveye ulaşıyorsunuz.

Alt istasyon 726m de olduğu için sadece 1639m’yi teleferikle çıkıyorsunuz. Aralık ayında başlayan kar manzarası Nisan 25 gibi karların erimesiyle son buluyor.

Zirvede teras bölümünden Antalya ve Finike’ye kadar geniş bir alanı izleme şansı elde edebiliyorsunuz. Tabi ki bu günün hangi saatinde ve yılın hangi mevsiminde çıktığınıza bağlı olarak değişecektir. Tam bu bilgiyi vermişken teleferiğin yerini de söyleyeyim, Antalya dan geliyorsanız eğer, Kemer, Kiriş, Çamyuvayı geçince Tekirova’ya gelmeden. Kaş tarafından gelecekler içinde Kaş, Kale, Finike, Olympos, Tekirova’yı geçince Çamyuvaya gelmeden.

Zirvede 3-4 katlı her katında ayrı bir restoran bulunan çok çirkin bir tesis var. Sanıyorum özel turist grupları için hizmet veriyor. Tesisin girişinde de 2-3 tane hediyelik dükkan bulunuyor. Bu arda fotoğrafçı çocuklarında güzel fotoğraflar çektiğini belirtmek istiyorum. Yemeklerini denemediğim için bilgi veremiyorum. Sadece sipraiş verdiğim meyve tabağının sunumu güzeldi. Yan masaya sunulan Pizzanın kokusu da karnımı açıktıracak kadar etkileyiciydi .

Manzara olayına gelince dilerseniz şezlonglara yatıp tepeden bulutlara yakın olmanın verdiği keyifle deniz ve dağ manzarasını seyredebilirsiniz ki ben öyle yaptım.

Bu arada teleferikle yukarı çıkarken “my way “çalıyordu. Nasıl yani dedim… Sanıyorum bu yolculuktan keyif almamın nedenlerinden biri de buydu.

Yaz aylarında Kemerden günde iki servis var. Birde Eylül ayı içersinde özel yıldızlı geceler turu düzenliyorlar. Biz tam dağın eteğinden servise bindik. İbrahim. Genç bir delikanlı, yaşını hiç göstermiyordu. Liseli bir çocuk zannettik. Neyse muhabbete başlayınca aslında Karadenizli olduğunu ama doğma büyüme İstanbullu olduğunu, askerlik için geldiği Antalyada da yerleşmeye karar verdiğini öğrendik. Ona ulaşmamız aşağıdaki güvenlik vasıtasıyla oldu. Cep telefonuyla aradı ve bizim adımıza 2 kişilik rezervasyon yaptırdı. Buda sorunsuzca yukarı çıkmamızı sağladı.

Gelen turistlerin çoğunluğunu Ruslar ve Almanlar oluşturuyordu. Sanıyorum bu konu hakkında verebileceğim bilgilerin tamamı bu kadar. Daha fazla bilgi için burayı tıklayınız.


Tuesday, June 2, 2009

Antalya-Çıralı (2.Bölüm-Son)

Her zamanki yazılar daha sonra...







Monday, June 1, 2009

Çıralı-Antalya (Bölüm-1)

4 günlük kısa tatilimiz bitti. Epey bir dinlendik! Hiç birşey yapmadan yan gelip yatacağım dememe rağman pek beceremedim.
Deniz serin olmasına rağmen yüzdüm de yüzdüm...:-) Çıralının sahili 3,6 km bizde akşamları baştan aşağıya yürüdük, sabahlarıda sahilin yarısı kadarını yürüyünce günde toplam 8 km etti. Ama bu Orange ve Azur da yediğim yemekleri eritmeme yardımcı bile olmadı. :-( ahhhhh..ahhhh... o canım taze sebzeler, dolmalar, salatalar ve pideler....
Her zaman Eylül de gitmemize rağmen bu yıl Mayısı tercih ettik ve Çıralının farklı bir yüzünü gördük. Her yer mis gibi yasemin kokuyordu. Dut ağaçlarından dökülen dutlar asfaltı mora boyamıştı, limonlar dalları kırıyordu ve nar çiçekleri, yeşilin içinde kırmızı kırmızı parlıyorlardı.

Fotoğrafların birinde çıralının ilkokulu var. Ne güzel değil mi? Çocuklar bir yanda deniz, diğer yanda orman olan bir ilkokulda okuyorlar. Süper... Orada ilk okula yeniden başlayabilirim. :-)













About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html