skip to main |
skip to sidebar





Bu yıl çıralıya ikinci defa gittik. Aslında farklı bir çok alternatif geliştirdik ama söz konusu deniz olunca ve Türkiye de tatil yapmak isteyince bu kesinlikle birkez daha Çıralı olsun dedik. Hoş datça-palamutbükü eşit ağırlıktaydı ama araba ile yolculuk yapmacağımız için birdahaki sefere dedik.
Çıralı da biz çoğunlukla Odile hotelde kalmayı tercih ediyoruz. Bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz.
Arcadia hotelde de bir kez kalmıştık ama çok önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor çünkü sadece 6 odası olduğu için sürekli dolu.
Bu arada ramazan ayını çok seviyorum. 3 km. kumsalda en yoğun saatte bile toplasan 30 kişi vardı. Özellikle sabahın erken saatlerinde 7-10 arası bulunduğumuz alanda sadece 3 kişiydik. :-)
Çiçek fotoğrafını havuzun içinden çektim. Rüzgarla savrulan çiçekler mavi havuz suyunun üzerinde muhteşem görünüyordu.
İkinci fotoğrafta otelin bahçesinden tahtalı dağının görüntüsü var.
Bu arada Mayıs ayında nar çiçeklerini çekmiştim. Bu gittiğimizde narlar olmuştu.
Fotoğrafların tamamı odile otele ve sahiline ait.

Pages
Showing posts with label Çıralı. Show all posts
Showing posts with label Çıralı. Show all posts
Saturday, September 12, 2009
Wednesday, September 9, 2009
Odile-Hotel-Çıralı
Bu yıl çıralıya ikinci defa gittik. Aslında farklı bir çok alternatif geliştirdik ama söz konusu deniz olunca ve Türkiye de tatil yapmak isteyince bu kesinlikle birkez daha Çıralı olsun dedik. Hoş datça-palamutbükü eşit ağırlıktaydı ama araba ile yolculuk yapmacağımız için birdahaki sefere dedik.
Çıralı da biz çoğunlukla Odile hotelde kalmayı tercih ediyoruz. Bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz.
Arcadia hotelde de bir kez kalmıştık ama çok önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor çünkü sadece 6 odası olduğu için sürekli dolu.
Bu arada ramazan ayını çok seviyorum. 3 km. kumsalda en yoğun saatte bile toplasan 30 kişi vardı. Özellikle sabahın erken saatlerinde 7-10 arası bulunduğumuz alanda sadece 3 kişiydik. :-)
Çiçek fotoğrafını havuzun içinden çektim. Rüzgarla savrulan çiçekler mavi havuz suyunun üzerinde muhteşem görünüyordu.
İkinci fotoğrafta otelin bahçesinden tahtalı dağının görüntüsü var.
Bu arada Mayıs ayında nar çiçeklerini çekmiştim. Bu gittiğimizde narlar olmuştu.
Fotoğrafların tamamı odile otele ve sahiline ait.
Çıralı- Bölüm-1 (Eylül tatili)
Not. 5. fotoğrafta Çıralı koyunun zirveden görünüşü var.

9 günlük tatilimizden döndük. Bu tatilde, tahtalı dağına teleferik gezisi ve tekne turu dışında pek fazla bir aktivitede bulunmadık. Zaten planımız da buydu. Uzun zamandır ilk defa gittiğim bir yerde 9 tam gün kalıyorum. J Genelde 9 günde 3-4 farklı yere gitmiş olamam gerekirdi. Bu tatilin günlük bilançosunu şöyle çıkarabilirim:
6-7 saat yüzme
2-3 saat güneşlenme-dinlenme
3 saat kitap okuma (öğle molası)
2 saat akşam yemeği
6-7 saat uyku
Bunun dışında yürüdüğümüz en uzun mesafe kaldığımız odanın 20 m ilersindeki kumsal (denize girmek için) ve 300m ilersindeki Azurdu (akşam yemeği için). Dolayısıyla günlük klasik olarak yaptığımız 6km (min) yürüyüşlerimize bu tatilde yer vermedik. Hal böyle olunca çok fazla fotoğraf çekmedim.

Tahtalı teleferiği 2365 m yükseklikte, tahtalı dağının zirvesine çıkıyor. İsviçre kökenli Garaventa Grubu tarafından yapılmış. 80 kişilik kapasitesi bulunan kırmızı renkli kabinlerle, çam ormanlarının üzerinden 10 dakikalık bir gezi yaptıktan sonra zirveye ulaşıyorsunuz.
Alt istasyon 726m de olduğu için sadece 1639m’yi teleferikle çıkıyorsunuz. Aralık ayında başlayan kar manzarası Nisan 25 gibi karların erimesiyle son buluyor.

Zirvede teras bölümünden Antalya ve Finike’ye kadar geniş bir alanı izleme şansı elde edebiliyorsunuz. Tabi ki bu günün hangi saatinde ve yılın hangi mevsiminde çıktığınıza bağlı olarak değişecektir. Tam bu bilgiyi vermişken teleferiğin yerini de söyleyeyim, Antalya dan geliyorsanız eğer, Kemer, Kiriş, Çamyuvayı geçince Tekirova’ya gelmeden. Kaş tarafından gelecekler içinde Kaş, Kale, Finike, Olympos, Tekirova’yı geçince Çamyuvaya gelmeden.

Zirvede 3-4 katlı her katında ayrı bir restoran bulunan çok çirkin bir tesis var. Sanıyorum özel turist grupları için hizmet veriyor. Tesisin girişinde de 2-3 tane hediyelik dükkan bulunuyor. Bu arda fotoğrafçı çocuklarında güzel fotoğraflar çektiğini belirtmek istiyorum. Yemeklerini denemediğim için bilgi veremiyorum. Sadece sipraiş verdiğim meyve tabağının sunumu güzeldi. Yan masaya sunulan Pizzanın kokusu da karnımı açıktıracak kadar etkileyiciydi .

Manzara olayına gelince dilerseniz şezlonglara yatıp tepeden bulutlara yakın olmanın verdiği keyifle deniz ve dağ manzarasını seyredebilirsiniz ki ben öyle yaptım.

Bu arada teleferikle yukarı çıkarken “my way “çalıyordu. Nasıl yani dedim… Sanıyorum bu yolculuktan keyif almamın nedenlerinden biri de buydu.
Yaz aylarında Kemerden günde iki servis var. Birde Eylül ayı içersinde özel yıldızlı geceler turu düzenliyorlar. Biz tam dağın eteğinden servise bindik. İbrahim. Genç bir delikanlı, yaşını hiç göstermiyordu. Liseli bir çocuk zannettik. Neyse muhabbete başlayınca aslında Karadenizli olduğunu ama doğma büyüme İstanbullu olduğunu, askerlik için geldiği Antalyada da yerleşmeye karar verdiğini öğrendik. Ona ulaşmamız aşağıdaki güvenlik vasıtasıyla oldu. Cep telefonuyla aradı ve bizim adımıza 2 kişilik rezervasyon yaptırdı. Buda sorunsuzca yukarı çıkmamızı sağladı.
Gelen turistlerin çoğunluğunu Ruslar ve Almanlar oluşturuyordu. Sanıyorum bu konu hakkında verebileceğim bilgilerin tamamı bu kadar. Daha fazla bilgi için burayı tıklayınız.

9 günlük tatilimizden döndük. Bu tatilde, tahtalı dağına teleferik gezisi ve tekne turu dışında pek fazla bir aktivitede bulunmadık. Zaten planımız da buydu. Uzun zamandır ilk defa gittiğim bir yerde 9 tam gün kalıyorum. J Genelde 9 günde 3-4 farklı yere gitmiş olamam gerekirdi. Bu tatilin günlük bilançosunu şöyle çıkarabilirim:
6-7 saat yüzme
2-3 saat güneşlenme-dinlenme
3 saat kitap okuma (öğle molası)
2 saat akşam yemeği
6-7 saat uyku
Bunun dışında yürüdüğümüz en uzun mesafe kaldığımız odanın 20 m ilersindeki kumsal (denize girmek için) ve 300m ilersindeki Azurdu (akşam yemeği için). Dolayısıyla günlük klasik olarak yaptığımız 6km (min) yürüyüşlerimize bu tatilde yer vermedik. Hal böyle olunca çok fazla fotoğraf çekmedim.
Tahtalı teleferiği 2365 m yükseklikte, tahtalı dağının zirvesine çıkıyor. İsviçre kökenli Garaventa Grubu tarafından yapılmış. 80 kişilik kapasitesi bulunan kırmızı renkli kabinlerle, çam ormanlarının üzerinden 10 dakikalık bir gezi yaptıktan sonra zirveye ulaşıyorsunuz.
Alt istasyon 726m de olduğu için sadece 1639m’yi teleferikle çıkıyorsunuz. Aralık ayında başlayan kar manzarası Nisan 25 gibi karların erimesiyle son buluyor.
Zirvede teras bölümünden Antalya ve Finike’ye kadar geniş bir alanı izleme şansı elde edebiliyorsunuz. Tabi ki bu günün hangi saatinde ve yılın hangi mevsiminde çıktığınıza bağlı olarak değişecektir. Tam bu bilgiyi vermişken teleferiğin yerini de söyleyeyim, Antalya dan geliyorsanız eğer, Kemer, Kiriş, Çamyuvayı geçince Tekirova’ya gelmeden. Kaş tarafından gelecekler içinde Kaş, Kale, Finike, Olympos, Tekirova’yı geçince Çamyuvaya gelmeden.
Zirvede 3-4 katlı her katında ayrı bir restoran bulunan çok çirkin bir tesis var. Sanıyorum özel turist grupları için hizmet veriyor. Tesisin girişinde de 2-3 tane hediyelik dükkan bulunuyor. Bu arda fotoğrafçı çocuklarında güzel fotoğraflar çektiğini belirtmek istiyorum. Yemeklerini denemediğim için bilgi veremiyorum. Sadece sipraiş verdiğim meyve tabağının sunumu güzeldi. Yan masaya sunulan Pizzanın kokusu da karnımı açıktıracak kadar etkileyiciydi .
Manzara olayına gelince dilerseniz şezlonglara yatıp tepeden bulutlara yakın olmanın verdiği keyifle deniz ve dağ manzarasını seyredebilirsiniz ki ben öyle yaptım.
Bu arada teleferikle yukarı çıkarken “my way “çalıyordu. Nasıl yani dedim… Sanıyorum bu yolculuktan keyif almamın nedenlerinden biri de buydu.
Yaz aylarında Kemerden günde iki servis var. Birde Eylül ayı içersinde özel yıldızlı geceler turu düzenliyorlar. Biz tam dağın eteğinden servise bindik. İbrahim. Genç bir delikanlı, yaşını hiç göstermiyordu. Liseli bir çocuk zannettik. Neyse muhabbete başlayınca aslında Karadenizli olduğunu ama doğma büyüme İstanbullu olduğunu, askerlik için geldiği Antalyada da yerleşmeye karar verdiğini öğrendik. Ona ulaşmamız aşağıdaki güvenlik vasıtasıyla oldu. Cep telefonuyla aradı ve bizim adımıza 2 kişilik rezervasyon yaptırdı. Buda sorunsuzca yukarı çıkmamızı sağladı.
Gelen turistlerin çoğunluğunu Ruslar ve Almanlar oluşturuyordu. Sanıyorum bu konu hakkında verebileceğim bilgilerin tamamı bu kadar. Daha fazla bilgi için burayı tıklayınız.
Tuesday, June 2, 2009
Monday, June 1, 2009
Çıralı-Antalya (Bölüm-1)
4 günlük kısa tatilimiz bitti. Epey bir dinlendik! Hiç birşey yapmadan yan gelip yatacağım dememe rağman pek beceremedim.
Deniz serin olmasına rağmen yüzdüm de yüzdüm...:-) Çıralının sahili 3,6 km bizde akşamları baştan aşağıya yürüdük, sabahlarıda sahilin yarısı kadarını yürüyünce günde toplam 8 km etti. Ama bu Orange ve Azur da yediğim yemekleri eritmeme yardımcı bile olmadı. :-( ahhhhh..ahhhh... o canım taze sebzeler, dolmalar, salatalar ve pideler....
Her zaman Eylül de gitmemize rağmen bu yıl Mayısı tercih ettik ve Çıralının farklı bir yüzünü gördük. Her yer mis gibi yasemin kokuyordu. Dut ağaçlarından dökülen dutlar asfaltı mora boyamıştı, limonlar dalları kırıyordu ve nar çiçekleri, yeşilin içinde kırmızı kırmızı parlıyorlardı.
Fotoğrafların birinde çıralının ilkokulu var. Ne güzel değil mi? Çocuklar bir yanda deniz, diğer yanda orman olan bir ilkokulda okuyorlar. Süper... Orada ilk okula yeniden başlayabilirim. :-)











Deniz serin olmasına rağmen yüzdüm de yüzdüm...:-) Çıralının sahili 3,6 km bizde akşamları baştan aşağıya yürüdük, sabahlarıda sahilin yarısı kadarını yürüyünce günde toplam 8 km etti. Ama bu Orange ve Azur da yediğim yemekleri eritmeme yardımcı bile olmadı. :-( ahhhhh..ahhhh... o canım taze sebzeler, dolmalar, salatalar ve pideler....
Her zaman Eylül de gitmemize rağmen bu yıl Mayısı tercih ettik ve Çıralının farklı bir yüzünü gördük. Her yer mis gibi yasemin kokuyordu. Dut ağaçlarından dökülen dutlar asfaltı mora boyamıştı, limonlar dalları kırıyordu ve nar çiçekleri, yeşilin içinde kırmızı kırmızı parlıyorlardı.
Fotoğrafların birinde çıralının ilkokulu var. Ne güzel değil mi? Çocuklar bir yanda deniz, diğer yanda orman olan bir ilkokulda okuyorlar. Süper... Orada ilk okula yeniden başlayabilirim. :-)
About
.
Search This Blog
About Me
Translate
Popular Posts
-
Aşağıda görünen pasta tarafımdan çok özenle seçilmiştir!!! Binlerce pasta arasından bu pastaya hayran oldum...:-)) bu yazıda devam edecek......
-
Pazar günü çılgın bir performans gösterdik ve adada yürüyerek büyük ada turu yaptık...Birde buna ek olarak manastıra çıktık...:-)) ayyyy ......
-
Bu köy de hal ettiklerimizden bir tanesi. Eski evleri bir güzel yıkıp yerine sevimsiz, sıvasız estetikten yoksun çirkin dikdörtgen beton yığ...
-
Kötü bir haftasonu geçirdim. Çok üzüldüm, çok sinirlendim, haksızlığa uğradım. Trafikte sinir krizi geçirdim, vs.vs...Bunları yarın yazarım....
-
Eymir Gölü, Ankara. ODTÜ'ye ve ODTÜ'lülere ait olan bu arazi gerçekten korunması gereken bir doğa harikası. Her türlü canlıyı görme...
-
Cumartesi Anneşkom ve Demet arkadaşımla açılışa gittik. Bu yerin reklamını daha sonra yaparım! Sonrasında da hadi bakalım Sultanahmet civarı...
-
Çocukken annemle babam bizi akşamları boza içmeye vefaya götürürdü. Bazı akşamlarda boza diye bağıran seyyar satıcılardan alırdık. Yıllar ge...
-
Beyazlar içinde bir kız Apple Notebook'unun arkasında duruyordu. Yüzü loş ışıkta pek seçilmiyordu ama saçları gün batımının ışığı gibi k...
-
Dünkü gezi sırasında çok değişik kuşlar gördük. Ama ibibik kuşunu görür görmez neden daha güzel bir fotoğraf makinam yok ki dedim.Yerden h...
Yasal Uyarı
Fotoğrafların korunması konusu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) m.84′de düzenlenmiştir. "Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.
Fotoğrafların telif hakkı acupofcaffeine aittir. İzinsiz kullanımı durumunda her türlü yasal yola başvurulacaktır.
Blog Archive
geziyorum
Labels
- adalar (34)
- adana (1)
- akyaka (1)
- alaçatı (7)
- almanya (2)
- Amsterdam-Belçika (3)
- ankara (3)
- antakya (1)
- Antalya (10)
- assos (1)
- avusturya (9)
- ayvalık (4)
- baden baden (1)
- bafa gölü (2)
- batum (2)
- bodrum (1)
- bolu (2)
- bozcaada (3)
- bulgaristan (1)
- bursa (12)
- çatalca (7)
- çeşme (2)
- chios (4)
- Çıralı (5)
- colmar (1)
- cumalıkızık (1)
- cunda (5)
- dalyan (1)
- datça (7)
- doğu karadeniz (4)
- efes (1)
- eqisheim (1)
- fethiye (4)
- foça (3)
- Fransa (21)
- geziyorum (486)
- göcek (2)
- Gökçeada (6)
- gölyazı (2)
- greece (4)
- hiç. (1)
- iğneada (4)
- ispanya (11)
- ist (1)
- İstanbul (152)
- İstek-hikaye (2)
- italya (22)
- izmir (2)
- iznik (4)
- kapadokya (12)
- karadeniz (6)
- karagöl (1)
- kıbrıs (6)
- ku (1)
- kutlama (1)
- lavanta (1)
- likya yolu (5)
- linklerim (2)
- manyas (1)
- manyas kus cenneti (4)
- marmaris (1)
- okuyalım öğrenelim (27)
- ondan bundan birazda benden (351)
- pamukkale (1)
- polonezköy (3)
- Prag (3)
- romanya (1)
- safranbolu (3)
- sanatsal etkinliklerim (51)
- sapanca (1)
- Semtler (58)
- side (4)
- sinop (6)
- şirince (1)
- sofya (1)
- taraklı (2)
- tasarım (3)
- türkiye (181)
- uçmakdere (1)
- Ukrayna (9)
- urla (1)
- yalova (1)
- yaşam (14)
- yeme içme (1)
- yemeklerim (13)
- yunanistan (10)
sevdiklerim
mutfaktan nefis kokular geliyor
Yeni Eklenenler
Search this blog
Followers
Powered by Blogger.
Copyright (c) 2010 A CUP OF CAFFEINE. Design by WPThemes Expert
Blogger Templates, Grocery Coupons and Daily Fantasy Sports.