Thursday, April 5, 2007

konuşmalar...

Ortaokuldan beri yanıma kim oturursa otursun benimle hep konuşur...Hepte anlatacak bir dert bulurlar...

Geçen gün taksideyim...Mutlaka konuşma olacak biliyorum... Amcam bana dedi ki...
Taksici: "bil bakalım kaç yaşındayım..."
Arzu: söyle bir baktım..."72 dedim..."
Taksici: " vallahi gerçektende tam isabet...bakıp 58 diyenler, 6 diyenler oldu, ama ilk defada tam isabet söyledin..."
amcam yine sorularına devam etti...
Taksici: "bu seferde bil bakalım kaç yıldır bu işi yapıyorum..."
Arzu: "45.."
taksici: "yok dedi çık yukarı"...
Arzu "hmmmm...52"
Taksici: "vallahi bu seferde tam bildin, yoksa sen müneccimmisin dedi..."
sorular devam etti, nerelisin vs..vs..
ikide bilmece sordu...
1. tespihle kadın arasındaki fark ne dedi?
cevap: tespih çekilir kadın çekilmez.... bu çok kolay oldu dedim...:-)))
2.Hangi bağda üzüm yetişmez...
cevap: bunuda siz bulun....

Gelelim bir diğer konuşmaya...

Cumartesi havanın gri ve puslu olmasına rağmen ve yağmurunda çiselemesine aldırış etmeden 1 hafta öncesinde sözleştiğimiz üzere mısır çarşısının arkaları, sultanhamam, mercan bölgesini gezmeye gittik...
Şimdi gittik gitmesine de, herzaman park ettiğimiz Ticaret Odasının park yeri dolu ve birde önünde kuyruk var... hadi bakalım... biraz ilerleyince üst geçitin altından sağ dönünce orda da belidiyenin yeri var oraya park edelim dedik, ne gezer.. heryer dolu, ilerleye ilerleye Ticaret Odasının arkasına geldik... sürgülü otopark kapısını hafif geçince arabayı durdurduk, arabanın arkası otopark çıkışını tamö engellemiyordu ama normal şartlar altında araba oraya park edilmez, hemen oradaki kebapçıdan bir adam fırladı, koşarak yanımıza geldi... bizde tüm şirinliğimizle, "abi ya, arabayı buraya park edellim mi?" dedik... baktı bize, şöyle bir süzdü, nekadar kalacaksınız dedi.. vallahi ne bilelim işte.. 1-2 saat kalırız.. tamam ozaman dedi...ismin ne dedik.. "BAKİ"...
Gezdik, dolandık, girmediğiz han, görmediğimiz dükkan bırakmadık... Eskiden esnafların, sanatkarların olduğu hanlar, inanamazsınız, herşey için bir han var... Ufak çiçek için bir han, saat için bir han, gömlek için bir han, overlok için vir han... vs.. vs.... inanamadı gözlerim... bazı dükkanları hayranlıkla seyrettim, taş duvarlar yüksek tavanlar... bazı esnafın sabrı ve dürüstlüğü karşısında ağzım açık kaldı....
neyse tüm bu gezi 6 saat kadar sürmüş... Elde ne var dersiniz...mavi, pembe, yeşil renkli 3 tane cam kelebek...balkon saksısı için... bir uğurböceği... yine balkon için... 8 tane kelebek.. perde için... nasıl ama...
Baki bizi görünce... abla ya nerdesiniz dedi... sorma dedik... ancak bitti....
Bende sizi görünce "çarşıyı alıp getireceğinizi zannettim, ama eliniz boş döndünüz dedi..." :-))) bu aradada bize şemsiye tutuyor, arabanın kapısını açıyordu... Ufak bir bahşiş ile Baki'nin yanından ayrıldık...

evet dedim... sanıyorum İstanbul'u bana sevdiren de, nefret ettiren de insanları...

13 comments:

zynep said...

arzucummm, ne iyi etmişssiniz:)
o zaman saksı kelebeklerinin fotograflarını en kısa zamanda burada bekliyoruz...guzel 1 gun diliyorum, sevgiler...

Asude Alicia said...

arzucum,

ben de nerelerde bu kız yine diyordum :))) anlasilan gezmekten yazmaya fırsat bulamamissin....:)))

hic fotograf koymamissin, cekemedin mi?

ben cok severim eminonu'nu, sultan hamam'ı...aklıma estikce giderim...kendime bujiteri malzemeleri,ıncık-boncuk, tokalar, taçlar...vs alırım :)) ama gitmeyeli cok oldu, en son evlenmeden once gitmiştim, davetiye, nikah sekeri...vs icin. dedigin gibi ne ararsan var :))

sevgiler,
asude

Anonymous said...

Arzucum, ben de TR'de hic tanimadigin insanlarla boyle samimi dostluklara bayiliyorum. Birkac dakikaligina bile olsa sanki tum dunyayla tanis olmus gibi hissettiriyor insana. Bir de obur turluleri var nefret ettiren dedigin gibi, ona girmeyelim en iyisi.
optum.
FB

zeynep said...

Baki'ye selam :) kendisi benim adamım olur :)
bu şehir öyle dolu dolu ki ortakcım, böyle dipsiz bir deniz sanki, ruhumu dinlendiren - bazen öfkelendiren...vazgeçmesi neredeyse mümkün değil...

arzu said...

sevgili zeynep;

en kısa sürede kelebekler fotoğraflanıp yayına haır hale getirilecektir. :-)
mutlu haftasonları....
sevgilerimle,
Arzu

arzu said...

Asude;

Fotoğraf hiç çekmedim... Hava yağmurlu olunca insanın içinden bir türlü çekmek gelmiyor...ben güneşli havaların fotoğrafına bayılıyorum...
Evet inanılmaz bir yer herşey var...
selamlar....

Arzu said...

Figenus...
Evet yahuu... okadar şeker insandı ki anlatamam... Böyle bıcır bıcır koşturup konuşuyordu...birde kalbi tertemiz bir insan...en güzel yanıda oydu...
hele İstanbul diye bir yere girdik... esnafı nasıl efendi nasıl kibardı anlatamam...
Bu insanlar dünyada bana dünyadaki iyi kavramının altının dolu olduğunu hatırlatıyor...
geriside yalan ve boş zaten...
sevgilerimle... Oğluşunuda öperim...

arzu said...

Ortakcım...

Al bendende Okdar... Zaten Baki sanada selam söyledi... Bir ara onunda fotoğrafını çekecekmişsin öyle dedi bana...:-))

Güzel bir haftasonu diliyorum...
sevgilerimle...
arzu

The LR said...

Ayakkabı bağı :)

Mine said...

Arzucum, bir gelişimde mutlaka beraber o hanlara gidelim. Çok isterim.

Konuşma meselesine gelince... taksi anılarımı anlatsam birden fazla yazı olur:)) Bir keresinde bir taksici, güzel sohbetim için teşekkür etmişti:))

Sevgiler!

timur said...

Bu otoparkçılar niye hiç bayan olmaz ?
Bi kere de biz şirinlik yapalım :)

arzu said...

minecim;

Kesinlikle gidelim o hanlara... o kadar değişik yerler ki anlatamam sana...

Aahhh..ahhh... bilmezmiyim...Benim yanıma kim oturursa otursun konuşuyor... Taksiciler kesinlikle konuşuyor...:-)
Hepsinden öğrendiğim okadar çok şey var ki....

Sevgilerimle,

Arzu

arzu said...

Timur;

ne yapalım okadar da olsun değil mi...:-))

selamlar...

About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html