Monday, July 27, 2009

Sezen Aksu ve Arkadaşları, Nükhet Duru ve Timur Selçuk

Denetimlerimiz olduğu için haziran ve temmuz ayları çok yoğun geçti. Birde buna Alius’un rahatsızlığı eklenince yazın nasıl geçtiğini pek anlayamadım desem yanlış bir şey söylemiş olmam.

Bu yoğunluktan çıkınca bende kendimi konserlere verdim. İlk önce Sezen Aksu ve Arkadaşları, konserine (3. Günü olmasına ve İstanbul da en sıcak gün yaşanmasına rağmen Harbiye Açık Hava ağzına kadar doluydu) gittik. Sezen Aksu şarkılarını söylemeye başladığı sırada arka sıramızdan da tipik muhabbetler başladı. “Sezenin sesi bitmiş…”, “Zorlanıyor…” gibi. Bir ara arkamı dönüp madem böyle düşünüyorsun neden para verip konsere geldin dememek için kendimi zor tuttum, çünkü bana göre sanatçıların yaptıkları iş çok zor hele de bizim ülkemizde bu kat be kat daha zor. Bir kere çok büyük bir baskı içindeler, yanlış yapma, hatalı davranma konusunda. Zaten Sezen Aksu da konserinin bir bölümün de bunu da ifade etti. “Sizinle aramızda derin bir gönül bağı var, ancak bu bağ öyle bir baskı yapıyor ve okadar fazla sorumluluk yüklüyor ki dedi...” O an düşündüm. 3972 kişinin önünde yaptığın işi sergileyeceksin ve herkesin de beğenisini kazanacaksın. İnanılmaz bir durum tabiî ki.
Bu arada Sezen Aksu "seneye sahneleri bırakmayı düşünüyorum" dedi. Seyircilerden gelen aaaaaaaaaaaaa sesleri üzerine de " Aman be size mi sorcağım dedi". Şaka ile karışık bu haberi biraz üzücü tabiki.
Bana göre değerli bir sanatçının ve bir çok kişiyi de sanat dünyasına kazandırmış bir isimin sahneleri bırakması büyük bir kayıp. Umarım haber gerçek değildir.

Sezen Aksu fanatiği sayılmam ama lisedeyken “haydi gel benimle ol oturup yıldızlardan bakalım dünyadaki resmimize” şarkısını arka arkaya defalarca dinlediğimi hatırlıyorum. Üniversite yıllarımda da ve sonrasında da bir çok şarkısını severek dinledim.

Son olarak 3 saatlik konserde görsel şov ve arkadaş dayanışması vardı. Bir ara Sezen Aksu mikrofonu ön sırada oturan Emel Sayına bıraktı. Oda ayağa kalkarak 2 şarkıyla kendisine eşlik etti. Fahir Atakoğlu tüm konser de yanındaydı. Seden Gürel bir şarkı söyledi ve vokal yaptı. Ege havaları, zeybek dansı, türküler ve mistik danslar. Kısacası görsel bir şovdu. Konseri ve Sezen’i anlatan asıl şarkı sona saklamıştı. Tıpkı Turgut Uyar’ın dediği gibi:

“Sokaklar şöyleymiş, ağaçlar böylemiş

Ama sizin adınız ne?

Benim dengemi bozmayınız...”

Sezen Aksunun en sevdiğim yanı ona şov sırasında yardımcı olan herkesi bir bir isimleri ile dinleyicileri tanıtması ve takdir edilmelerini sağlaması. İşte buda benim Minik Serçe ile ilgili konserimin kısa özeti.

İkinci konserim Nükhet Duru ve Timur Selçuk oldu. Konsere anneşkomla gittim. Dünkü sıcaktan eser kalmamış ve yerini açık havada güzel bir esintiye bırakmıştı. Ne yazık ki konser salonu %65 oranında doluydu. Nükhet Durunun ilk sahne aldığında yüzündeki o üzüntü ve hayal kırıklığı yerini 5 dakika sonra takdir edilmenin ve beğenilmenin memnuniyetine bıraktı. Konsere katılanların çılgın alkışları bir önceki dolu olan konser salonun alkışlarından çok daha gürdü ve buda konserin inanılmaz güzel geçmesini sağladı.
Timur Selçuk’un esprileri, Nükhet Durunun güzel sesi ve görsel şovu ile bir açık hava konserini daha keyifle izlememizi sağladı.

2 comments:

madammoda said...

Sezen Aksu'nun elbisesine bayıldım resmen, renkler acayip tatlı, onun sarı saçlarıyla da iyi yakışmış...

A cup of Caffein said...

@madammoda,
Evet güzel bir elbiseydi.
Birönceki kırmızı siyaht kabarık birşeydi. "aaayyy... bununla çam ağcına benziyorum... kabarık kabarık ,... koyacak yer bulamıyorum dedi..." :-) Sözün kısası çam ağcı da fena değildi.
Selamlar. Arzu

About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html