Monday, April 5, 2010

Emek Sineması

Sabah sabah okuduğum bu haberle yıkıldım.
İstanbul deyince bir iki yer düşünürüm, bunlardan birisi de Emek sinemasıydı. Türkiyede yaşamak artık bana hiç mutluluk vermiyor.

4 comments:

beste said...

yazik ki ne yazik!

A cup of Caffein said...

@bestecim,
Ne kadar üzüldüğümü bilemezsin. Arkadaşlarla ilk gittiğimiz sinema. Güzel anların başlangıcı. Filmden çıktıntan sonra bile beyoğlunun atmosferinde filmi yaşamak. Hafif rutubet kokusu. Emektar yer göstericileri. Bordo kalın perdesi,tavandaki süslemeler, vs.vs.
Onun karşında Bup kafeterya vardı. Birde orası el değiştirken bu kadar üzülmüştüm.
Beyoğlunun gönlümdeki yeri başkadır.
Neyazıki gönlüm çok yaralandı.

beste said...

aynen tevellut benzer galiba:) Bup lisede kacip kacip gittigimiz ilk Beyoglu kafeizde nasil unuturum. Emek'in yeri baska, cok hikayesi var, festivallerde kapisinda bekledigimiz, yer gostericileri sahene perdeleri, duvar susleri, ozel filmleri; bilet satan sarisin kadin; gozluklu her daim musterileri karsilayan sahibi oldugunu dusundugum sahis, nice nice anilar, boyle bir hayvanliga nasil cesaret ediyorlar inanilmaz!

The Lizard Queen said...

en azindan imza kampanyasina katilabiliriz http://the-lizard-queen.blogspot.com/2010/04/emek-sinemasn-yasatalm.html

About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html