Monday, April 18, 2011

Aytepe

Istanbul’a çok yakın doğayla başbaşa kalabileceğiniz yeşilin değişik tonlarını göreceğiniz bir yer Aytepe. Istanbul’a sadece 130 km Izmit’e 26 km. Istanbul’dan giderken Izmit, Kandıra sapağından Izmit’e girip buradan Yalova tarafına dönerek Kullar tabelasını takip etmelisiniz. Kullar’dan içeri girince Yuvacık barajına doğru devam ettiğinizde yolu kolayca bulacaksınız.Sonrasında da Aytepe yürüyüş parkurlarını takip etmek zorundasınız.
Bitki örtüsü ve benzeri detayları akşam yazarım artık.





Saturday, April 16, 2011

Büyükada-Bölüm-3







Büyükada- evler-bölüm-2








Büyükada Bahar-1.bölüm





Sunday, April 10, 2011

Lale Doğumgünü

Lale arkadaşımın doğumgünüydü. Doğumgünü pastasını sizinle paylaşayım istedim. Gülerle kaplı çilekli pastaydı. Süper lezzetliydi. (Bizim düğün pastamıza benziyordu tabiki bizimki bu pastanın gökdelen boyutu gibi birşeydi:-)))
Nice yaşlara sevgili Lale. İçindeki çocuğu ve romantik duyguları hiçbirzaman kaybetmemini dilerim.


Thursday, April 7, 2011

Öğle Molası

Bugün çok güzel fotoğraflar çektim ama hepsi çöp oldu! çünkü Alius ISO değerini 1600 yapmış. Bende hiç farketmedim. Çektimde çektim. Ama çektikten sonra bakınca allah allah bugün neden bunlar güzel çıkmıyor diyede düşünmedim değil. :-) net değil, kırık kırık vs. Sonra bir baktım ISO 1600 tamam ozaman problem bende değilmiş...:-)) kehhh...kehhh.. pek bir rahatladım.
Öğle arası İstanbul pek bir güzel oluyor canım.




Tuesday, April 5, 2011

Bardak Altıklarım

Cumartesi günü hava yağmurluydu, bütün gün yağmur yağdı. Bende fırsatdan istifade sirkeciye gittim, keçe aldım. Uzun zamandır planlıyordum bardak altıkları yapmayı ve işte bunlar çıktı. En çok kelebekleri işlerken eğlendim.
Daha farklı modellerde de yaptım pullarla işli olan vs. sonra peçete halkaları yaptım bir ara onlarıda gösteririm.:-)
Kısacası sanat dolu bir haftasonu geçirdim.

Bu arada bir arkadaşım benden hep bir fotoğraf istiyordu sonunda bir fotoğrafa ortaklaşa OK dedik. 50x60 bastırdım. Büyük halini görünce ben bile çok beğendim. İlk imzalı fotoğrafımı hediye ettim:-) Büyük heycan.
Uğur Varlı da bastırdım. Çok iyi insanlar ve makineleri çok güzel. En önemlisi yaptıkları işi seviyorlar. BU tarz insanların desteklenmesi gerektiğini düşündüğüm için burada sizlerle paylaşıyorum. Yaptıkları çalışmalardan memnun kalacağınızı düşünüyorum.




Thursday, March 31, 2011

bahar cicekleri

Bu senin ilk lale fotoğrafı ve nergisleri... baharda kuşlar gibi.... nııımmm nımmm.. şarkının devamınıda siz söyleyin bakalım...:-)





Wednesday, March 30, 2011

Poyrazlargölü hayvanlar ve bitkiler

Poyrazgölün deki hayvanlar ve bitkiler...Günbatımı fotoğrafı sapanca gölüne ait.
Buarada o yılan gerçek ve yaşıyordu. Ben fotoğrafını çekmeye başladığımda ağzı kapalıydı!!! yanına sanıyorum biraz uzun kaldım rahatsız oldu ve ağzını açarak dilini göstermeye başladı. Eeee... bu durumda bende yanından ufak ufak uzaklaştım...:-)








Sunday, March 27, 2011

Poyrazlar Gölü

Bugünlerde tamamen farklı şeyler yapmak istiyorum. Avrupayı ne çok sevdiğimi (özellikle akdenize kıyısı olanlarını)biliyorsunuz. Bu yüzden zaman zaman çeşşitli aktiviteler yapıyorum mesela dünde trenle Adapazarına gidelim dedik. Aynı avrupada yaptığımız gibi... Asıl rotamız Sapancaydı ama son dakkika da değiştirdik.
Bostancıdan Adapazarında tren yaklaşık 2 saat sürüyor. Bu yoldaki yolculuğu arabayla pek sevmiyorum, dilovası vs içim kararıyor. Tren olursa belki farklı olur dedim! Yinede çok farklı olmamasına rağmen tren zaman zaman denize ve göle çok yakın gittiği için biraz olsun daha iyiydi.

Çok macera dolu bir yolculuk oldu bizim için.:-) Trenden Adapazarında inince Tozlu caminin önündeki minibüslere bindik. Biz tozlu camiini göremedik ama belki siz görebilirsiniz!!! Minibüsler oldukça konforlu. Bizi gölün kapısına kadar bıraktı.
Yolda ilerlerken ve gölün kapısını görünce biraz karamsarlığa uğramama rağmen göl kenarında yürümeye başlayınca bu karamsarlığım biraz olsun kayboldu.

Baharda ağaçlar yeşerince eminim çok daha güzel olur ama canım insanlar ve kalabalık da bir o kadar şahane olur herhalde!

Sabahın köründe gittiğimiz için mangal yapanlar yoktu sadece bir kaç araba vardı ama öğleden sonra araba sayısı biraz arttı ve mangallar yanmaya başladı!

Nisan ayında haftaarası bir gün ağaçlar çiçek açınca gitmek lazım derim.

Gölün kapısından sonuna kadar yaklaşık 3,5-4 km. Gölü tam tur yapalım dedik ama karşı tarafı tapulu arazi olduğu için içerden yürümek zorundasınız buda anlamsız oluyor tabiki. (1 dereceden sit alanı olmasına rağmen!!! yakında göl manzaralı betonlar dikilir herhalde). Bizde gittiğimiz yönden geri döndük ama bu sefer zaman zaman orman içine girdik ve değişik bitkiler gördük. Herhalde toplamda bir 8-10 km yürümüşüzdür.:-)

Gölde kano yarışları yapılıyormuş bu yüzden parkurlar yapmışlar. Deniz bisikletine binebiliyorsunuz. Biz bindik, kölelerim kullandığı için ben arkada bol bol fotoğraf çektim ve güneşlendim tabiki kuşları, ördekleri seyrettiğim ve sessizliğin keyfine vardım.:-)

Neyse trenle sapancaya gidelim alabalık yiyelim dedik. Ama öncesinde adapazarında bir yerde oturduk, damla sakızlı, karamelli ve çiftekavrulmuşlu kahvelerimizi içtik. (fena değildi. Çarşı içinde ismi.....??)

İşte macera bu noktada başladı. Trene bindik 20 dk sonra incektik. 15 dk geçmiştiki tren yavaşladı bizde geldik zannedik panik halinde trenden indik (hatta hafif hareket halindeydi):-)))))))

İstasyona bakınca Uzunkumda indiğimizi gördük:-))))) Ne çare yürümeye başladık. Hep sapanca gölünün kenarında rahat rahat yürümeyediğimden yakınırdım "al işte yürü" gibi birşey oldu...:-)

Toplam 4,6 km yürüyerek Sapancaya ulaştık. Alabalık ve salatayı fazlasıyla hak ettiğimizi düşünerek gölün kenarında bira eşliğinde midemize afiyetle indirdik.:-)

Dönüşte tren sabah ki kadar keyifli olmasada bizim keyfimizi pek bozamadı. Birazda poyrazla gölü hakkında bilgi vereyim:

Adapazarı’nın kuzeydoğusunda Sakarya Irmağı’nın yakınındaki 60 hektarlık bu göle, yanındaki Poyrazlar Köyü nedeniyle bu ad verilmiştir. Gölün başka bir adı da Teke Gölü’dür. Sakarya Irmağı’nın eski yatağında oluşan Poyrazlar Gölü, iki sırt arasında uzanmakta olup, Sakarya Irmağı taştığında fazla suları Kapaklı Boğazı’ndan göle boşalmaktadır. Genel olarak bu şekilde beslenen Poyrazlar Gölü, oldukça derin olup yalnızca güney kıyıları sığ ve sazlıktır. Kuzey ucunda bir ayakla fazla suları Sakarya Irmağı’na boşalır. Başta sazan olmak üzere çeşitli tatlı su balıkları bulunan göl, son yıllarda piknik alanları ile gitgide turistik bir önem kazanmaya başlamıştır











About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html