Thursday, July 24, 2008

Symi Devam

Symi 12 takım adanın (Dodeconese- Dodeconisos) bir tanesi. Datçaya çok yakın. Yaklaşık yarım saatlik bir deniz yolculuğundan sonra ulaşabiliyorsunuz. Biz bu yolu tercih etmedik. Çünkü haftada bir gün sadece Perşembe günleri sefer yapılıyor. Birde 8 kişi toplandığı zaman yapılan özel seferler var. Riski göze almadık ve Rodos üzerinden buraya ulaşmaya karar verdik. Tabiki vize içinde tüm bu detaylarn önceden tamamlanması gerekiyor.Ulaşım bölümünde detayları anlatırım.

Gelelim adaya ufak bir ada demiştim. 13km (kuzey-güney), 8 km (doğu-batı). Gialos, Chorio (Symi), Pedi ve Nimporios (burada daha çok yazlık birkaç ufak ev var) ve Marathounda da yerleşim var. Birde Panormitis’te manastır olduğu için çok az bir paraya burada konaklayan kişiler var.

Symi iki bölüme ayrılmış. Biri Yialos (Gialos- Liman) diğeride Choiro (kasaba) limanın hemen üzerindeki ufak kasaba. Pedi, Chorio ve Güney Yialosun arasındaki vadi. Yukarı çıkınca buradan bu vadiyi çok güzel görüyorsunuz.

Syminin tarihi çok eskilere dayanıyor. Ben 1522-1912 yılları arasında Osmanlılardan başlayayım anlatmaya. Osmanlı İmparatorluğu bu adayı almış ama 400 yıl boyunca hiç uğramamış (iyikide uğramamış). Sonra İtalyanların eline geçmiş. 1912’den İkinci dünya savaşına kadar. İtalyanlardan da Almanlara ve 1947’den sonrada Yunanlılara. İtalyanların döneminde adada 22000 kişi yaşıyormuş. Tekne yaparak, sünger çıkartarak, şarapçılık ve tahta oymacılığı yaparak geçimlerini sağlıyorlarmış. Birde çok iyi eğitim veren sanat okulları varmış. Şimdilerde ise sadece turizmle uğraşıyorlar.



Yialos (Gialos-Liman)

Chorio ile Yialosu birleştiren bir yol var. Kataratkis diyorlar (toprak yürüme yolu) Ama sonradan 19 yy. Kalistrata’yı yapmışlar. 350 basamak. Bu basamaklardan Chorio’ya ve kaleye çıkabiliyorsunuz. (kalenin kalıntıları var. 20 tane yeldeğerimeninden de 4 tanesi kalmış.
Sabahın altısında bu basamakları tırmandık. Yeni doğan gün ışığında fotoğraflarımızı çektik. Genelde turistler yukarıya otobüsle çıkıyorlar dönüşte de merdivenleri kullanıyorlar. Merdivenler çok geniş ve inanılmaz değişik bir atmosferi var. Çıkışta birçok eski konak gördük. Çatılarındaki işlemeler, balkonları, ufak bahçelerindeki begonviller gerçekten büyüleyiciydi.

Biz Gialos’ta ev kiraladık. Evimiz çok güzeldi. Ev sahibimiz Dimitri ve Emilie’di. Çok tatlı bir çifti. 3 ay sonra bebekleri Yorgo doğacak. Konum olarak limandaydı. Kahvaltı manzaramızı nazar değer diye yayınlamayabilirim…:-) Symi’ye gidipte oradaki evlerde yaşamadan otelde konaklamak bana yakışmayacaktı.
Merdivenlerden çıktığınızda kalistrata cafeyi görüyorsunuz. Benim içinde oturun soğuk bir kahve için. Yada gün batımını seyrederken buzlu bir kokteyl yudumlayabilirsiniz. Buranın biraz daha ilersinde tepeye daha yaklaşınca fotoğraflardaki eczaneye ulşıyorsunuz. Bugün doktorlar burayı ameliyathane olarak kullanıyorlarmış. Sabah saatlerinde ziyaretçilere açık dilerseniz gezebilirsiniz. Burayı biraz daha geçince müze var. Salı-Cumartesi 10-14 arası açık. Gezmediğim için bilgi veremiyorum. Hemen yanında 18 yy restore edilen Chatzigapitosun evi var. Görün derim.

Bu köyde birçok kilise var ama benim tavsiyem en tepedeki mavi beyaz kilise. Buraya kadar tırmanmayı başarabilirseniz (hoş otobüsle gelip bir kaç adımda da ulaşabiliyorsunuz, ama bence zahmetin sonundaki ödül değerli olmalı) biraz daha tırmanarak çanların üstüne bir keçi edasıyla geçin ve oradan manzarayı seyredin. Tadına doyamayacaksınız.

Merdivenlerden inerken fırın açılmıştı. Ekmeğimizi,simitimizi ve kremali pie'ımızı aldık. (Ufak bir not: simiti tahinli yapıyorlar, poğçayıda naneli,nefis oluyor. Daha sonra Gialosta bir fırın buldum. Dar sokakların birisinin içersinde aynı ürünleri oradan da aldım inanılmaz lezzetliydi hala tadları damağımda...!!!) Manzaralı kahvaltımızı yaptık. Ayrıca merdivenlerden inerken uzakdoğulu ressammı, loş dükkkanıda oturan ve telefonda hararetli hararetli sohbet eden yaşlı teyzeyede kalimera demeyi ihmal etmedik.!!!

5 comments:

pino said...

Rüya gibi..çok güzel..
Şu an klima esintisinde, kapalı ortamda bu fotolara bakmak beni fena yaptı:)
ruhum yan pencereden kaçabilir:)
sevgiler
pino:)

Pıtırcık said...

Arzu şimdi ortadan çatlıcam ya, kıskandım valla ne güzel yerler buralar ayrıca ne güzel fotoğraflar bayıldım

A cup of Caffein said...

@Pino;
:-)))) Ruhunuzu yan pencereden kaçırın derim...Hoş aslında ruhumuz hep olmak istediği yerde de işte bazen fiziksel olarak bedenimiz + şartlar ve diğer durumlar engel oluyor ona...:-))
sevgiler...arzu
özgür ruhlu acupofcaffein

A cup of Caffein said...

@Pıtırcık Anne...:-)
Bende seni kıskanıyorum valla...:-))
Fotoğraflar değil yerler çok güzel...Biraz mütevazilik yaptım:-)
O fotoğrafları çekmek için nerelere tırmandığımızı bir bilseniz...:-))
Sevgiler...arzu

Anonymous said...

CANIM ARZUCUM
BİRKAÇGÜN ÖNCE SAYFANI GÖRDÜM AMA BUGÜN OKUMA FIRSATIM OLDU .ÇOK GÜZEL BİLGİLER YAZMIŞSIN MANZARALARDA HARİKA YILLARDIR DATÇADAN SMİYE GEÇMEK İSTERİM AMA BİR TÜRLÜ OLMADI SENİN YOLU DENEMEK DAHA İYİYMİŞ
SEVGİLER
ALEV

About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html