Saturday, January 10, 2009

Kız kulesi-Macun


Kız kulesi ve haakkındaki efsaneler:

Kızkulesi'nin ulaşılmazlığı nedeniyle, insanlar onun içinde yaşanılanlar hakkında çok fazla bilgiye sahip olamamışlar ve içi ile ilgili hikâyeler anlatıp ve düşler kurmakla yetinmişlerdir. Kızkulesi ile ilgili anlatılan ilk hikâye; Ovidius'un kaydettiği bir aşk hikâyesidir. Hero ile Leandros adlı iki gencin hüzünlü aşkını anlatan bu hikâye, Hero'nun kuleden ayrılmasıyla başlar. Hero, Afrodit'in rahibelerindendir ve aşka yasaklıdır. Yıllar sonra Afrodit'in tapınağında yapılan bir törene katılmak için kuleden ayrılır ve orada Leandros ile karşılaşır. Birbirine aşık olan iki genç, Leandros'un gece kuleye gelmesi ile aşklarını kutsarlar. Kızkulesi her gece iki gencin gizli aşkına ve yasak sevişmelerine tanıklık eder. Leandros'un yüzerek kuleye geldiği fırtınalı bir günde Hero'nun yaktığı sevda ateşinin feneri söner. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros, Boğaz’ın sularına gömülür. Sevgilisinin öldüğünü gören Hero da kendini Kızkulesi'nden Boğaz’ın sularına bırakır.
Kavuşamayan âşıklara atfen anlatılan bu hikâyeden başka bir de; Kleopatra'nın sonuna benzer bir sonun anlatıldığı yılan hikâyesi vardır. Kehanete göre kralın birine, çok sevdiği kızı onsekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir. Bunun üzerine kral, denizin ortasındaki bu kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. Kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesin tenine süzülerek zehrini boşaltır. Kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya'nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Bugün bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın, ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair hikâyeler anlatılır.

En son anlatılan hikâye ise Osmanlı Dönemi ile ilgilidir. Bu hikaye ise, Battal Gazi'nin askerleri ile Kızkulesi'ne baskın yaparak kuleye saklanan hazinelerin ve Üsküdar Tekfuru'nun kızını kaçırdığını anlatır. Battal Gazi, tekfurun kızı ve hazinelerini aldıktan sonra Üsküdar'dan atına atlayıp oradan uzaklaşmıştır. Çokça bilinen "Atı alan Üsküdar'ı geçti" lafı bu hikâyeden gelir. Bu hikâyeden günümüze gelen bir diğer şey de küçük kulemizin ismi ile ilgilidir. Diğer efsanelerdeki prenseslere de atfen Türkler buraya Kız-Kulesi ismini vermişlerdir. Antikçağ'da Arkla (küçük kale) ve Damialis (dana yavrusu) adları ile anılan kule, bir ara da Tour Leandros ismi ile ün yapmıştır. Bu eşsiz yapı, günümüzde ise "Kızkulesi" adı ile bütünleşerek, bu isimle anılmaya devam etmiştir.
Kız kulesi ile ilgili efsanelere buradan ulaştım.

Macun olayına gelince Dursun Usta Kız kulesinde macun satıyor. Üsküpten gelmiş.Çok tatlı bir usta, yakasındaki rozetlerin ne anlama geldini soramadım. Artık siz gittiğinizde benim yerime sorarsınız. Bu arada Dursun bey, "ben macun doktoruyum" diyor. Gerçektende çok lezzetli muzlu, vişneli macunu vardı. Mmmmm, tavsiye ederim.









Sunay Akın'ın bir şiiri ile yazıyı tamamlayalım.


Kız Kulesi
Karanlıktan korkan çocukların
müzik kutusudur Kız Kulesi
kapağı açıldğında
dansa başlayan balerin
hınzır martıların şakalarıyla
ıslanır elbisesi

Vapur dumanından
bir bulutun içinde
kanlı dağlara
yakamoz gönderir Kız Kulesi
üzülmelerini istemez
kürt çocuklarının
yıldızsız gecelerde

Köşesindeki mavi bir islemlede
duvarına yasladığı bisikletlerin
kiralanmasını bekler
şaşkın bir ihtiyar
ve çoraplarına gizlediği
yasak şiirleri
ele vermemek için
Kız Kulesi'nin eteklerini uçuşturmaz rüzgar

Boğaz'dan geçen gemilere
engel olmasın diye
İstanbul'un saçlarını toplayan
beyaz bir tokadır Kız Kulesi
açamk isteyen şarapçılar
Salacak'tan uzanayım derken
düşerler denize

Başında beyoğlu sarhoşluğuyla
izin dönüşü
ocağa gider bir maden işçisi
ki fener yerine
aydınlatır yolunu
elinde tuttuğu Kız Kulesi

6 comments:

Basak said...

Sevgili Mine;
Macun benim çocukluğumun tabularından biriydi; sadece okul önünde seyyar satıcılar satardı ve bizim seyyar satıcılardan bir şey almamız kesinlikle yasaklanmış annem tarafından. ben bu yasağa uyardım ama içim de giderdi; kardeşim ise takmaz canının çektiğini alırdı. En çok macuncudan macun alamadığıma yanardım. Demek şimdi kız kulesine gitsem gönül rahatlığı ile macun yiyebileceğim usta sayesinde:)

KARDELEN said...

MERHABA, TESADÜFEN GİRDİĞİM BLOĞUNUZDA YENİ YILIN İLK YAZILARINDAN BİRİNİN KIZKULESİ OLUŞU BENİ HEM ÇOK MUTLU ETTİ HEMDE ŞAŞIRTTI ÇÜNKÜ BENDE İLK YENİ YIL YAZIMIKIZ KULESİNE DAİR SUNAY AKIN'IN AYNI ŞİİRİNİ KULLANARAK YAZMIŞTIM .ZATEN BAŞKA TÜRLÜSÜDE OLMAZDI. BLOĞUNU ÇOK BEĞENDİM .ÇO KSICAK VE ÇOK BENDEN .ORTAKLAŞMAK HOŞUMA GİTTİ PAYLAŞMAK İSTEDİM. TEŞEKKÜRLER GÜZEL YAZILARIN İÇİN. YÜREĞİNE SAĞLIK.

A cup of Caffein said...

@Basak,
Bizde de yasaklanmıştı. Ama tüm yasaklar kırmak içindi....-) Leblebi tozunu alır birbirimizin üzerine püskürtürdük...:-)
Ama bende macun hiç yememiştim. Kız kulesinde ilk defa denedim. Benim için biraz fazla tatlı geldi.:-)
Arzu

A cup of Caffein said...

@Kardelen,

En sevdiğim çiçeklerden birinin ismi...:-)
Acupofcaffeini beğenmenize sevindim...Bu blogda sadece bazı güzel gördüklerim ve yaşadıklarımm var. Onlarıda paylaşmak hoşuma gidiyor.
Teşekkürler.Sevgiler.Arzu

ikinehir said...

İnanamıyorum! Macuncu amca!

Yazınızı gördüğümde o kadar şaşırdım ve o kadar sevindim ki anlatamam. Ben küçükken macuncu amca -Dursun Ustaymış adı, şimdi öğrendim sağolun- kumburgaza gelirdi. Yazın o sıcağında, kumda yürürdü. Bir gün kısa kolu birşey giydiğini görmedim, bir gün üniformasız görmedim ve o üniformayı bir gün lekeli görmedim...Hep karbeyaz olurdu. Macunun tadını nasıl unutabilirim, deli olurdum.

Sonra biz kumburgaza gitmez olduk, macuncu amcayı da başka yerlerde göremedim. Arada aklıma gelirdi, nette arardım ama bulamazdım hiç. Yıllar oldu yemeyeli, o kadar özlüyor ve merak ediyordum ki.. Allah korusun, belki de amcaya bişey olmuştur diyordum. Çok sevindim gördüğüme çok! Teşekkür ederim yazınız için..

ikinehir said...

Az önce uzuuun bir yorum yazmıştım macuncu amcaya dair, ama yayınla butonuna basmama rağmen yorumu göremedim. Eğer yorumlar izine tabi değilse sanırım kayboldu yazdıklarım, o yüzden nolur ne olmaz diye tekrar edeyim dedim.

Yıllar sonra macuncu amcayı tekrar gördüğüme çok ama çok sevindim. Hayattaymış, iyiymiş, hala macun yapıyormuş...Macunun tadı üzerinden geçen yıllara rağmen damağımda, artık adresini de biliyorum...Teşekkür ederim yazınız için.

About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html