Tuesday, June 8, 2010

SARLAT - 2.gün

Birinci günün akşama Bordeaux'a vardık. Dört günlüğüne kiraladığımız eve yerleştik. Evimiz çok güzeldi. Bordeaux'un tarihi dokusuna uygun olan evin tavanları yüksek ve çok güzel döşenmişti. Apartmanda da birçok sanatçı yaşıyordu.
Sabahleyin kiraladığımız araba ile Perigord yolculuğumuza çıktık. (Çok şanslıydık çünkü bize 4km'lik yepyeni bir Peugot 307 verdiler :-))
Başlamadan kısa bir Perigord bilgisi: Perigord Noir, Perigord Pourpre, Perigord Blanc, Perigord vert şeklinde 4'e ayrılıyor. Blanc dışında diğer 3 ünde belirlediğimiz küçük kasabalara gittik.
Fransa da otobanlar hakkında bir kaç şey söylemek istiyorum. 1. Çok pahalı. 200 km bir yol için yaklaşık 16 euro para ödüyorsunuz. 2. Diğer yollara oranla çok hızlı. 3. Gittiğimiz bölge için söylüyorum şehirlerin tabelaları çok güzeldi O şehrin özelliğini anlatan resimden oluşuyordu. 4. Bence ara yollar otobandan daha güzel. Hem çok yeşil (inanılmaz bir yeşil) hemde çok güzel yerler görüyorsunuz. Bu yüzden dönüşte biz ara yolları tercih ettik.
Öncellikle Perigord Noir dan başlayayım. Sarlat, Beynac et Cazenac, La Roque de Gageac, Domme.

SARLAT:

"Joan of Arc" ve "Chocolate" filmleri burada çekilmiş. Chocolate filmini çok beğenmiştim. Tabiki Johnny Deep beğenmem için tek neden değildi!!! Çukulata dükkanına da hayran olmuştum.

Sarlat da Cumartesi günleri büyük bir pazar kuruluyor. Çevre kasabalardan da bu pazara geliyorlar. Sanatçıların antika eşyalarından tutunda, yemek ve çiçeğe kadar herşey var.

Sarlat Republique caddesi ile ikiye ayrılıyor. Şehrin içinden geçen bu çirkin caddenin sağ tarafında ortaçağdan ve rönesans döneminden kalma nefis evler var. Sol tarafı ise biraz daha yeni evlere rastlıyorsunuz.


Perigordun başkenti olan Sarlat çok iyi korunmuş.1000 yıllık mimariyesahip yollarda dolaşmak sıcak sarı taş duvarların ve çatıların arasında dolaşmak gerçekten çok keyifliydi.

Gelelim biraz da tarihi bilgilere;

Sarlat 8 yy da şehir olmuş. İngiliz ve Fransız krallarının 100 yıllar süren savaşlarında sınır şehir olmuş.
1360'ın sonunda İngilizlerin eline geçmiş ve 10 yıl boyunca Du Guesclin tarafından yönetilmiş. Saint Sacedos kathedrali Henry IV in zamanında yapılmış. (Çok güzel değil. Sıradan bir yapı, bir de bulunduğu alanda kule var. Ama onun yanındaki ve paralelindeki sokaklar çok hoş).
18yy dan sonra şehir uykuya çekilmiş ve pek birşey olmamış. Daha sonra demiryolunun gelmesi ile yeniden canlanmış. Sarlatın birçok binası tarihi bina olarak kayıt altına alınmış. Sarlat aynı zamanda tarihi koruyan avrupa şehri olarak kabul edilmiş.

Yarın Beynac dan devam ederim...












9 comments:

nalan said...

yeşiline,tarihine,mimarisine sahip çıkmak.
hele hele bizde klostrofibimi azdıran alışveriş merkezlerini açıp semt pazarlarını kapatma yarışı akıl alacak gibi değil.
bekliyorum devamını :)

beste said...

kuaforu ve meydani sahaneymis bir kahve icmissinizdir :)

A cup of Caffein said...

@Nalan,
Bende anlamıyorum neden semt pazarlarını kapatmaya çalıştığımızı.
Hele Marseille de gittiim pazarda aynı bizdeki gibi ürünlerini çığrtkanlık yaparak satmaları çok hoşuma gitti.:-)
Yazılar herhalde bir 15-16 gün devm edecek...:-)

A cup of Caffein said...

@Beste.
Kahve içmek ne demek hemen hemen her meydanda her köşebaşında ufak bir shut yaptık diyebilirim...:-)
Bu arada fotoğrafta görülen o güzel parkta, pazardan aldığımız nefis tavuk çevirmeyi ve patatesleride (nefis ypıyorlar soslu falan)afiyetle yedik.:-)

el*ff said...

Yine şahane bir seyahat,fotoğrafları sabırsızlıkla bekliyorum :))
Ev ve araba kiralama fiyatları hangi aralıkta diye sorabilir miyim ??

Curious Global Cat said...

Merhaba cup of cafein,
Çektiğin güzel fotoğraflar beni bundan 13 yıl önce yaptığım Fransa seyahatine götürdü.
O tatilde ben Monpazier'de 3 hafta geçirmiştim ve bu sırada da Sarlat, Beynac ve Chateau de Biron'u da gezme fırsatı bulmuştum. Hatta bundan 5 sene önce de bu defa Toulouse tarafına gidip o civardaki kasabaları gezme şansı bulmuştum. Yazılara bakmak istersen diye linklerini aşağıda gönderiyorum. Fransa diyince herkesin aklına ilk önce Paris geliyor malesef oysa ki bence Güney Fransa çok daha görmeye değer bir yer. Bu yazı dizisinin devamını merakla bekliyorum :)

http://karmahaskickedmyass.wordpress.com/2009/03/15/guney-bati-fransa-aquitaine-dordogne/

http://karmahaskickedmyass.wordpress.com/2009/03/27/guney-bati-fransa-midi-pyrenees/

Not. Monpazier'ye gittiğim vakitlerde dijital fotoğraf makinesi olmadığı için sayfadaki resimler internette bulduğum ama benim de çok benzerlerini çektiğim resimler. Ama Toulouseda çektiğim resimlerin tamamı bana ait :)

thalassapolis said...

işte yaşamak istediğim atmosfer... muhteşem resimler teşekkürler gitmiş kadar oluyoruz devamını bekliyoruz sevgiler...

A cup of Caffein said...

@Elif,
Bordeaux daha doğrusu Fransa çok pahalı. Otel fiyatlarını araştırdığımda ortlama vasat bir oda 70-80 Euro gibiydi.
son bir kaç gezimde otelde kalmamayı tercih ediyorum. evde kalmak çok daha ekonomik oluyor. Evin bir haftalığı yaklaşık 300 Euro gibiydi. Biz 4 geceliğine 200 euro verdik.
Araba kirlamasına gelince, istasyona gittiğimizde bize 180 euro dediler. eve gidip internetden kiraladık 2 günlüğüne 100 euro vermiştik. (oysaki italya da 60 euroydu)
Fransa gerçekten çok pahalı...
Ama evde internet vardı, ve çok konforluydu.
arzu

A cup of Caffein said...

Curious Global Cat,
Yazılarını okudum.Çok beğendim. Aşağı yukarı aynı rotaları yapmışız. Hata benim planladığım 2. rotamın aynısını yapmışısınız.
Güney Fransa gerçekten hoş. Ama ben yinede canım İtalya derim hep...Bilmem neden bana italya daha bir güzel geliyor.
Paris de güzel bir şehir. Hakkını yememek lazım. Ben ufak şehirleri daha çok seviyorum çünkü daha karakteristik buluyorum.

Selamlar.
arzu

About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html