Thursday, November 24, 2016

Lviv - Bölüm-1

Lviv'e nihayet geldik.  Odessa ve Kiev den çok turistik. Artık yaptığım seyahatlerde şunu görüyorum,  fazla turist alan yerler öz dokularını kaybediyorlar. İnsanlar aksileşiyor, hizmet kalitesi düşüyor vs. vs. vs.
Lviv de biraz öyle geldi. Hoş bu şehirde diğer iki şehre oranla çok daha fazla ingilizce bilen, konuşan insan vardı. Belki de üniversitelerin bunda etkisi çoktur. Ayrıca belirtmeden edemeyeceğim burada nüfus çok daha genç. Tabiki buda neyi doğruyor Kafeleri , barları , sanat galerilerini, ufak ataölyeleri vb. vb.

Lviv de çok fazla kilise var. 151 tane olabilir. Kiliseler dışında biz Potocki Sarayı, Town Hall, Pazar, tarihi yeraltı eczanesi, tarih müzesi, üniversiteler, kütüphaneler, çikolata yapım yerleri, bolca kafe, Rynock meydanını gezdik diyebilirim.  El yapımı çikolata yapımı  her yerde. O yüzden denemediğiniz yerdeki çikolataları almayın.

Bu gezimizin bir planı yoktu. Yürüyüş rotası çizmedik. İçimizden geldiği gibi yürüdük. O nedenle fotoğraflarda yürüyüşümüzün an be an görüntüsü.!!

Town Hall an  (Hükümet binasından ) başlayalım. Burası Rynock  square in tam ortasında. Önünden de turistik gezi treni kalkıyor. Şimdi bu binadan içeri girin. Bizde tam mesai saatinde çalışanlarla beraber içeri girdik. Biraz şakındık tabiki. Neyse duvarda kahverengi oklar size kuleyi işaret ediyor onları takip edin. Geniş geniş koridor ve merdivenlerden dört kat çıkıyorsunuz. Sonra biletinizi alıyorsunuz bu sefer dar merdivenlerden yukarı çıkmaya başlıyorsunuz. Tanrım işte o an... Sabah jimnastiği oldu bizim için. :-) Yanlız dar merdivenler bir noktada epey darlaşıyor şişman bir insan daralabilir ...

Neyse yukardasınız artık. Aşağıda esmeyen rüzgar sizi tüm şiddeti ile karşılıyor, aşağıda yağmayan kar hoş geldin diyor. :-)

Tam karanlık, bulutlu fotoğraflar güzel olmayacak derken güneş kendini bir iki defa kısacık gösterdi.  İşte o anda bende cep telefonundan seri çekim yaptım... :-)

Lvivi yukarıdan görebileceğiniz bir çok yer var. Eski kalenin orada TV vericisinin olduğu kule, hükümet konağır ve gidince rahibenin bizi tırmanmaya zorladığı "Olga ve Elizabeth (Yunan kilisesi)" kilisesi. (Bu kilisenin merdivenleri çok dönerek çıkıyordu. Kuleden indiğimde resmen başım dönüyordu. :-))

Evet şimdi hükümet konağında yukarı çıktınız ve çevreyi izledikten sonra kapalı pazara (???? ) girmeden önce hemen önündeki çiçekçilerden bir demet çiçek alabilirsiniz, yada önündeki minik büfe den sıcak yapılmış çörek veya ekmek alarak kule  tırmanışındaki verdiğiniz kalorileri geri alabilirsiniz.

Tamam uzatmayayım pazarın girim eşyaları satan bölümünde hertürlü şey var. İçeride yine kuru balık, meyve ve havyar var. Burada mantı yapıyorlar. Etli, patatesli, ıspanaklı. O kadar hızlı yapıyorlardı ki videoya almadığım için pişman oldum.

Neyse pazardan çıkalım. Yürüyüşe kaptırdık kendimizi. Elimizdeki haritaya da çok sık bakmadık. Bir bakmışız şehrin en dışındayız. National Üniversitesine gelmişiz. Üniversitelerin bulunduğu alanları çok severim. Hele de kütüphaneler

Devam edecek..... :-)




































6 comments:

Mehmet Bilgehan Merki said...

Çok güzel bir şehir. Ülkemiz yöneticileri buralarda kat görevlisi bile olamazlar.

Anajá Schmitz said...

Estou aqui admirando essa bela cidade. Amei essa cidade.
Felicidades.

Arzu Brumendi said...

Querida Anja.
Eu estou aprendendo italiano. Mas eu não falo português. :-) Obrigado pelo seu comentário. Eu realmente gostei de Lviv. Linda cidade. Cheio de lugares interessantes.
Eu desejo que eu poderia ter visitado na primavera. Mais dias ensolarados e longos.
Obrigado . Ciao

Arzu Brumendi said...

Mehmet bey,

Şehrin merkezi çok güzeldi. Onlar eskinin ve tarihin kıymetini biliyorlar. Kültürleri öyle. Biz tarihimizin kıymetini bilmiyoruz. Hatta tarihimizi bilmiyoruz.

Tutturmuşuz bir Osmanlıdır gidiyoruz. Birşey söylemek istemiyorum ama sanat devriminin olduğu ülkeler bambaşka.

Selamlar

tülin said...

Şehre yüksekten bakmak, onu çözmemde son derece faydalı oluyor benim için.
Ağaçların yapraklarını tam olarak dökmedikleri zaman da çok güzel bir şehir.

Arzu Brumendi said...

Tülincim,

Kesinlikle tam yeşilken de ayrı bir görüntüsü vardır herhalde. Çünkü parklar ahhhh o parklar... :-)

Yukarından bakınca şehir tam anlaşılıyor. Nereleri ziyaret edeceksin ve onların yapıları nasıl vs.

Sevgiler

arzu

About

.
 
google-site-verification: google6264df489a134469.html